‘Zack Snyder’ Kategorisi için Arşiv

Zack Snyder’dan gelen açıkalmaya göre, yeni Superman filmi “Man of Steel” de The Daily Planet’in şef editörü Perry White için isim belli oldu: Laurence Fishburne.

LA Times’ın haberine göre Fishburne, bugüne kadarki pek çok Süpermen uyarlaması içinde, bu rolü oynayacak ilk Afrika-Amerika kökenli kişi.

Her hâlükârda White’ın kökeninin, onun sert ama adaletli yönetici karakterinin yanında önemsiz kaldığı filmde; şüphesiz ki Fishburne, bu özellikleri beyaz perdeye yansıtmakta hiç zorlanmayacak yetenekte bir aktör.

White, ilk kez 1940’ta Superman #7’de karşımıza çıkmış ve 2006’da “Supermen Returns”de Frank Langella tarafından canlandırılmıştı. Bu sonbaharda çekimlerine başlanacak olan “Man of Steel” ise, Haziran 2013’te gösterime girecek.

Reklamlar
Senaryosu Christopher Nolan ve David S. Goyer tarafından yazılan, Zack Snyder’in yöneteceği ‘Superman: Man of Steel’ filminin kadrosu iyice şekillenmeye başladı…

Henry Cavill’in Clark Kent’i canlandıracağı anne ve babasına ise Daine Lane Kevin Costner ikilsinin hayat vereceği filmde Lois Lane rolünü Amy Adams kaparken, düşman General Zod rolü de Michael Shannon’a gitmişti.

Kadroya son katılan isimse Crowe oldu… Oscar ödüllü oyuncu Russel Crowe superman’in biyolojik babası Jor-El’i canlandıracak.

Bilindiği üzere rolü 1978 tarihli ilk filmde Marlon Brando canlandırmış, 2006 yapımı son filmde de bu görüntüler kullanılmıştı… ‘Superman: Man of Steel’ 2012 yılında gösterime girecek.

Gözlerini kapa!
Zihnini aç!
Hazırlıksız yakalanacaksın!

“Sucker Punch” karanlık gerçeklikten kaçmak için sahip olduğu en büyük sığınak hayal dünyası olan genç bir kızın canlı hayal gücünde bizi bir yolculuğa çıkaran, destansı bir aksiyon-fantezi filmi. Kız, zaman ve mekânın kısıtlamalarından kurtulmuş bir halde zihninin götürdüğü her yere gitmekte, inanılmaz maceraları gerçekle hayal arasındaki çizgileri bulanıklaştırmaktadır.

Kendi isteği dışında hapsedilmiş olsa da, Babydoll (Emily Browning) hayatta kalma isteğini yitirmemiştir. Özgürlüğünü kazanmak için savaşmaya kararlı olan genç kız, başka dört genç kızı -çekingen Sweet Pea (Abbie Cornish), konuşkan Rocket (Jena Malone), racon bilen Blondie (Vanessa Hudgens) ve korkutucu derecede sadık Amber (Jamie Chung)- bir araya gelmeye ve gizemli High Roller (John Hamm) Babydoll için gelmeden önce kendilerini esir eden Blue (Oscar Isaac) ile Madam Gorski’nin (Carla Gugino) ellerinde kendilerini bekleyen korkunç sondan kaçmaya teşvik eder.

Babydoll önderliğindeki kızlar samuraylardan yılanlara her şeye karşı, ellerindeki sanal silahlarla fantastik bir savaşa girişir. Birlikte, hayatta kalmak için neyi feda etmeye razı olduklarına karar vermeleri gerekmektedir. Ancak Bilge Adam’ın (Scott Glenn) yardımıyla, çıktıkları inanılmaz yolculuk -başarılı olurlarsa- özgürlüğe kavuşmalarını sağlayacaktır.

Yönetmen Zack Snyder’ın (“Watchmen,” “300”), yaratıcı vizyonundan doğan “Sucker Punch” genç yıldızlardan oluşan geniş bir oyuncu kadrosuna sahip; Emily Browning (“The Uninvited”), Abbie Cornish (“Bright Star”), Jena Malone (“Into the Wild”), Vanessa Hudgens (“High School Musical” filmleri) ve Jamie Chung (“Sorority Row”).  Filmin ana kadrosunda ayrıca Carla Gugino (“Watchmen”), Oscar Isaac (“Robin Hood”), Jon Hamm (“The Town,” TV dizisi “Mad Men”) ve Scott Glenn (“The Bourne Ultimatum”) yer alıyor.

Zack Snyder,“Sucker Punch”ı kendi öyküsünden hareketle Steve Shibuya ile birlikte yazdığı bir senaryodan filme uyarladı. Snyder ve Deborah Snyder filmin yapımcılığını üstlenirken Thomas Tull, Wesley Coller, Jon Jashni, Chris deFaria, Jim Rowe ve William Fay yürütücü yapımcı olarak görev aldı.

Kamera arkasındaki yaratıcı ekipte yer alan isimler arasında Akademi Ödülü®-sahibi prodüksiyon tasarımcısı Rick Carter (“Avatar”) ile “Watchmen” ve “300” filmlerinde de görev almış deneyimli isimler olan görüntü yönetmeni Larry Fong, editör William Hoy ve kıyafet tasarımcısı Michael Wilkinson yer alıyor. Filmin müzikleri Tyler Bates ve Marius DeVries’e ait.

Warner Bros. Pictures, Legendary Pictures ortaklığında bir Cruel and Unusual Prodüksiyonu olan, Zack Snyder yönetimindeki, “Sucker Punch”ı sunar. 

Gerçeklik bir hapishane olduğunda, zihnin seni serbest bırakabilir…

Yönetmen Zack Snyder, tamamı ile kendine ait ilk orijinal konsepte sahip  ilk filmi “Sucker Punch”ta, hayalle gerçek konusunda sınırları zorlamak istedi.

Öyküyü oluşturan ve filmin ortak yazarlığını, yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Snyder şöyle belirtiyor: “Sucker Punch hem gerçek hem de mecazi anlamda kaçışla ilgili bir film. İnsan zihninin gerçek dünyaya karşı neredeyse yıkılmaz bir bariyer oluşturmasını ve zor bir durumdan kurtulmak için ne kadar ileri gitmek, ne gibi fedakârlıklarda bulunmak isteyeceğimizi gösteriyor.”

Snyder, “300” ve “Watchmen”in ardından gelen ve onlar gibi görsel açıdan karmaşık bu filme hayat veren fikir hakkında “benim için bir evrimdi” diyor. “Fantezi çizimleri ve Heavy Metal gibi dergilerden esinlendim. Film bir bakıma bunların, ‘Alacakaranlık Kuşağı’nın ve Richard Bach’ın eserlerinin birleşimi.
Öykünün tam anlamıyla oluşması yıllar sürdü. Snyder “Bir süre önce içinde Babydoll adında bir karakter olan kısa bir öykü yazmıştım,” diyor. “Üzerinde çalıştıkça fikir büyüyüp serpildi ve hayat buldu.”

Yapımcı Deborah Snyder şunları ekliyor: “Önceden belirlenmiş beklentilerin olmadığı bir şey yaratmak, Zack için çok özgür bırakan bir deneyim oldu. Bu filmi nasıl isterse öyle çekebilirdi; öykü zaman içinde değişse de, merkezinde, çok fazla düşmanlıkla karşılaşan ve çevresinde olanlarla baş etmek için zihnindeki fantastik dünyalara sığınan Babydoll adlı genç kadın vardı. Karakter bunu yaparak içinde büyük bir güç buluyor. Hayatta kalmayı bilen biri.”

Öykünün ve karakterlerin kayda değer bir kısmı ete kemiğe büründüğünde, Zack Snyder eski dostu Steve Shibuya’ya giderek senaryoyu birlikte yazmak istediğini söyledi. “Steve’le birlikte her şeyin nasıl bir araya geleceği konusu üzerinde çalıştık.”

“Zack bana ilk geldiğinde, film için beslediği fikirlerin çok cüretkâr olduğunu düşündüm,” diyor Shibuya. “Aksiyonda herhangi bir sınır tanımayan, birbirinden çok farklı dünyalar arasında sonsuz bir alana sahip bir film yapmak, perdede göreceğimiz dövüşleri yapabildiğimiz kadar ileri—belki de daha ileri— götürmek; tüm bunları, kurtuluş yolculuğunda kendi canavarlarıyla savaşan genç bir kadının öyküsünde yapmak istedi. ”
İronik olarak, her ne kadar zaman ve mekân konusunda sınır tanımıyor olsa da, öykü hayal edebileceğiniz en kısıtlayıcı yerlerden birinde, 1960’lı yıllarda Vermont’ta korkutucu bir akıl hastanesinde geçiyor. Ancak film izleyiciyi Babydoll’la birlikte, hayallerinin ürünü olan hem kadim hem fütüristik başka dünyalara ve aradaki her yere götürüyor. Babydoll ve silah arkadaşları Sweet Pea, Rocket, Blondie ve Amber, devasa samuray canavarlardan dirilmiş zombi askerlere, ateş kusan ejderhalara kadar her şeyle savaşırlar. Kızların elinde ise şunlar vardır: Zekâları, ölümcül silahlardan oluşan bir cephane ve hayatta kalmak adına birlikte çalışmak için duydukları istek.
Kendi yaptığı bir tavşan deliğine düşen Babydoll’un hayal gücünün sınırı yok gibi görünmektedir.

Unutmayın, bir şey için ayakta durmazsanız, her şey için düşebiilirsiniz.
Ah, son bir şey daha—birlikte çalışmayı deneyin.
—Wise Man
Prodüksiyonunun hazırlıkları son aşamaya gelen yeni Süpermen filmi “Superman: Man Of Steel”de kötü adam General Zod’u oynayacak oyuncu sonunda belirlendi: Michael Shannon…

Henry Cavill’in canlandıracağı Superman ‘in oyuncu kadrosunda Amy Adams, Diane Lane, Kevin Costner’ın rol alacağı da daha önceden kesinleşmişti. Böylece Zack Snyder’ın yöneteceği film en azından cast bakımından umut verici…


Superman: Man Of Steel için kadro çalışmaları son sürat devam ederken beklenen kadın oyuncuların açıklanması olsa da, Snyder ve Nolan erkek oyuncuları netleştirme konusunda diretiyor.
Uzun süredir sesi soluğu çıkmayan bir dönemin parlak yıldızı Kevin Costner’ın muhteşem bir dönüş yaşamasına olanak verecek yeni süpermende oyuncunun üvey baba Jonathan Kent’i canlandıracağı söyleniyor.
Filmin hikayesi sır gibi saklanırken, Yönetmen Zack Synder ve Yapımcı Christopher Nolan bu konuda ser verip sır vermemeyi sürdürüyor.


Yapımcılığını ve Danışmanlığını Christopher Nolan’ın, Yönetmenliğini Zack Snyder’ın üstlendiği Superman: Man Of Steel için hazırlıklar son sürat sürerken, son arayış Superman’in canına okuyacak Ursa için hareketlenmiş durumda.
Louis Lane’i bulmak için acele etmeyen ekibin, önceliği şu anda kötü karakter… Karanlık bir superman izleyeceğimize göre, filmin karartacak isim de haliyle kötü karakterler olacak. Nolan ve Synder’in üzerinde çalıştığı kötü için adayları da sıralayalım hemen…
En güçlü aday olarak ön plana çıkan isim; Lindsay Lohan… Onu zorlayan isimlerse Diane Kruger, Alice Eve ve fotoğrafını görmüş olduğunuz Rosamund Pike… İstenen isim Lohan olsa da özel yaşamındaki sorunlar sebebiyle rolü alması da pek kolay gözükmüyor. Özellikle hırsızlık suçundan yargılanacak olan oyuncunun ceza alma olasılığı yapımcıları düşündürüyor.
Şahsen Lohan yerine, Pike olmasında fayda var demeli… Die Anoher Day ile yaptığı çıkışı ödüllerle taçlandıran Pike, An Education, Surrogates’in ardından oscar adayı Barney’s Version’la dikkat çekmişti. 2004 tarihli “The Libertine”de en iyi performansını sergileyen 1979 Londra doğumlu oyuncu düşünülen isimler içinde en parlak seçim olabilir…

Yeni Superman projesi, Christopher Nolan danışmanlığında yönetmenini buldu. 300 ve Watchmen ile rüştünü ispatlayan Zack Snyder yönetmen koltuğunun yeni sahipliğini yapacak.
Darren Aronofsky isminin açıklaması beklenirken, Nolan’ın düşündüğü gotik atmosfer için Snyder isminde hem Nolan’ın hemde Warner Bros’un mutabık olduğunun belirtildiği açıklamadan sonra Zack Snyder ise çok mutlu ve heyecanlı olduğunu gizlemedi.
Black Swan’ın başarısı sonrası Aronofsky ise, süper kahramanların radarından kurtulamamış durumda. Yönetmenin Wolverine 2’yi yönetmesi için yoğun baskı altında olduğu ve dört koldan ikna edilmeye çalışıldığı belirtiliyor.