‘Pan’ın Labirenti’ Kategorisi için Arşiv

Çok güzel.. Çok değişik.. Çok etkileyici.. Filmin sonunda istediğinize inanabilirsiniz, isterseniz mutlu sonlu bir masal, isterseniz küçük bir çocuğun şizofrenisi. Ne düşüneceği tamamen izleyiciye bırakılmış. Çirkin şeyler görmek istemeyen seyirciler için de çekinecek bir şey yok, 4-5 sahnede yüzünüzü çevirerek atlatabilirsiniz. Şiddetin nerede geleceği belli, seyirciye hazırlanma imkanı vermişler sağolsunlar. Bazı yerlerde bildik replikler, tanıdık enstrümanlar ve son sahnede bir Narnia Günlükleri çağrışımı hakikaten var ama kusur sayılacak şeyler değil elbette.. Konu nedir derseniz: konu pek çok şey! İnsanların acımasızlıkta ne kadar sınırsız olabileceğini görüyorsunuz mesela veya eşit yaşamanın insanların hakkı olduğunu ve eşitlik mücadelesinde bazı insanların yaşamlarından vazgeçtiklerini. Belki de bir şeye sonuna kadar, hiç tereddüt etmeden inanmanın öyle veya böyle insanı huzurlu kıldığını.. Bu düzlemlerde dolaşırken insan olmaya ilişkin bazı detaylara rastlıyor, içinizden “evet gerçekten de böyledir” diyebiliyorsunuz. Amerikan filmlerinden alıştığımız geçmiş sahnelere göndermeler de ayrıntı sevenleri -acı da olsa- gülümsetiyor. Kulağınıza ninni gibi gelen müziği ve müziğin kullanımını ayrıca övmek istiyorum. Son olarak, izlemeden önce İspanyolcadan rahatsız olacağımı düşünmüştüm ama rahatsız olmak bir yana çok keyif aldım. İspanyolcanın şarkı gibi bir dil olduğunu gözardı etmişim. Herneyse İspanyolcasıyla, konusuyla, oyunculuğuyla, müziğiyle baştan sona harikaydı. Film bittiğinde salonda bir sessizlik oldu ve bir süre kimse yerinden kalkamadı, kitlesel etkilenme yaşadık. Tavsiye ederim.
Özlem Yücel’e teşekkürler.
Reklamlar