‘Malin Akerman’ Kategorisi için Arşiv



Gösterim Tarihi: 17 Haziran 2011
Dağıtım: M3 Film
İthalat: Mars Prodüksiyon
Yönetmen: Josh Radnor
Oyuncular: Josh Radnor, Kate Mara, Malin Akerman
Yapımcılar: Benji Kohn, Chris Papavasiliou, Austin Stark
Senaryo: Josh Radnor
Müzik: Jaymay
Görüntü Yönetmeni: Seamus Tierney
Kurgu: Michael R. Miller
Yapım Yılı: 2010
Ülke: ABD
Süre: 100 Dakika
Yazdığı romanına yayıncı bulamadığı için bunalımda olan Sam’in (Josh Radnor) hayatı metroda karşılaştığı küçük bir çocuğu evine alması ve onunla kurduğu duygusal bağla değişmeye başlar. Sam’in en yakın arkadaşı olan Annie ve kendi ilişkisi de sürprizlerle dolu olan kuzeni Mary Sam için endişelenmektedirler. Sam bir de şarkıcı olan göz alıcı güzellikteki Mississipi ile tanışınca hayatı çok daha heyecan verici bir hale gelir.

Tüm dünyada ve ülkemizde ilgiyle izlenen “How I Met Your Mother” dizisinin başrol oyuncusu Josh Radnor’ın ilk yönetmenlik denemesi olan romantik komedi, 2010 Sundance Film Festivali’nde İzleyici Ödülü aldı.

Reklamlar

Yapım : 2007, ABD
Tür : Dram / Komedi / Romantik
Yönetmen : Bobby Farrelly, Peter Farrelly
Senaryo : Scot Armstrong, Bobby Farrelly, Peter Farrelly,

Oyuncular : Ben Stiller, Michelle Monaghan, Jerry Stiller, Malin Akerman, Carlos Mencia, Rob Corddry, Stephanie Courtney, Ali Hillis, Eva Longoria,
Yapımcı : Ted Field
Görüntü Yönetmeni : Matthew F. Leonetti
Müzik : Fernand Bos
Süre : 115 dakika

Bildik tarzda bildik bir hikaye

Açılışla birlikte klasik bir Ben Stiller profili görüyoruz. Sevgilisi elinden alınmış, tam bir “looser”… Davetli olduğu düğünde, -ki evet elbette eski sevgilisinin düğünü- bekarların arasında oturması istendiğinde ortaya çıkan manzaranın üzerine tüm film boyunca gidiliyor. Farrelly’ler eşcinsellere sataşarak başlıyor, cinsel birleşmelerle dalga geçiyor ve her zamanki gibi bu konuda öz denetim uygulamıyorlar.
Artık kendi imzaları sayılan belaltı esprileriyle eğlendirmeyen film, tipik “Along Came Polly” öyküsüne doğru ilerliyor. Aşkını çıktığı balayı sırasında kaybeden bir adamın öyküsünü anlatan filme benzer şekilde, yine kaybeden adam balayında öyküsü.
Bu haliyle son derece bilindik olan öyküye birde bolca cinsel espri ekleyin ama güldürmeyen tarzından.

Başkarakterimiz babası ve arkadaşlarının ısrarlarına dayanamayarak başladığı ilişkisini, kaybetme korkusuyla evlilikle sonlandırıyor. Elinden kaçırmadan evlendiği sevgilisi ile çıktığı balayında daha ilk dakikalardan itibaren bambaşka bir kadın buluyor yanında. Güzel ve çekici kadının, kafaca boş olduğunun altı her sahnede çiziliyor.
Çiftin ilk cinsel ilişkisi ile de gelinin alışılmadık biri olduğunun altı çizilmiş oluyor.

Sonrası bildik hikaye, balayında karısının rahatsızlığı nedeniyle yalnız kalan adamın yaralarını saracak biri çıkıyor, kaderin cilvesine bakın çift olarak da uygun düşüyorlar. Sonra her şey ortaya çıkıyor, sırlar ortaya dökülüyor.
Farrelly biraderler öyküye sürekli cinsel espri sosu katarak özgünleştirmeye, güldürmeye çalışsalarda nafile, ortada kocaman bir boşluk mevcut.
Eklenen yan karakterlerinde tek amacı cinsel espri üretimine katkıda bulunmak olunca elle tutulur bir şey kalmıyor.En garip bölümse her şeyin açıklandığı, sırların açıldığı sahne sonrası anakarakterimizin yaşadığı durum. Sınırı geçmek zorunda olan çaresiz insanlarla da dalgasını geçerek, her şeyi iyice saçmasapan bir yöne kaydıran yönetmen kardeşler, bildik sonları ile kötü bir öykü yaratarak yeni bir “There is something about Mary” yaratamamanın sancısını çekiyorlar.