‘İnan Temelkuran’ Kategorisi için Arşiv

Berlin Film Festivali esnasında her yıl eğlenceli ve rahat bir atmosferde mpool tarafından düzenlenen Kurufasulye Filmpool Partisi, şimdi de İstanbul’daki film festivallerinin vazgeçilmezi olmaya aday.
11.04.2010 tarihinde gerçekleşecek olan bu partide sinema ve sanat dünyasından kişiler bir araya geliyorlar, kurufasülye yeniliyor, yeni dostluklar kuruluyor ve sabaha kadar dans ediliyor.
Yönetmen Murat Şeker ve İnan Temelkuran’ın DJ.lik yapacağı gecede rap müzisyeni Aziza A. canlı performans sahneleyecek.
Kurufasulye akşamları, oyuncu Ünal Silver tarafından 1989 yılında Berlinale çerçevesinde bütün Dünyadaki Türk sinemacıları biraraya getirmek maksadıyla başlatıldı. 2002 yılından itibaren oyuncu Hülya Duyar tarafından devam ettirilen, 2005 yılından itibaren de uluslararası ve şaşaalı bir hale gelen Kurufasulye Partisi; Türkiye’den, Almanya’dan ve pek çok ülkeden sinema severleri biraraya getiriyor.

Yer: Haymatlos / İstiklal Caddesi, Rumeli Han, C Blok, No: 96, Kat: 2, Beyoğlu – İstanbul
Reklamlar
1960’lardan beri Avrupa’ya göç etmek, birçok insanımızın hayaliydi. Belki de hala daha hayali. Avrupa hayatı Türkiye’den hep cazip olarak gözükse de aslında pek öyle iç açıcı olmadığı ortada. Türk her yerde Türk’dür mantığından hareketle, kronikleşmiş problemlerimizi yaşadığımız yere de götürmeyi adet edinmiş bir milletiz. Bu şizofrenik durumu farklı bakış açısı ile yansıtan Made in Europe 20 Haziran’da vizyona girdi. Filmin hem senaristi, hem de yönetmeni olan İnan Temelkuran’ın ilk uzun metraj denemesi Made in Europe. İlk denemesi olmasına rağmen, Adana Altın Koza Film Festivali’nden iki önemli ödülle dönen Temelkuran’la, sinemalife okuyucuları için hem filmin oluşum sürecini konuştuk, hem de filme gelen tepkileri.
Öncelikle şunu sormak istiyorum. Hukuk Fakültesi’nden sinemaya, bu geçiş sürecinden biraz bahseder misiniz?
Hukuk Fakültesi’nde okurken de sinema yapmak istiyordum ancak seyirci olmak dışında bir şey yapamadım, yapmadım o zamanlar. Geçiş süreci hukuk fakültesini bitirip İspanya’da yaşamaya başlamak ve orada bir okula girmek şeklinde oldu.
Bir Türk düğünü ile ilgili çektiğiniz belgesel son yıllarda öne çıkan filmleriyle bildiğimiz İspanya / Madrid de En İyi Belgesel ödülü aldı. Buradan hareketle, İspanya’da edindiğiniz izlenimler bugün Türk sinema sektörüne veya Türk sinemasına bakış açınıza etkileri neler oldu?
İspanya’dan demeyeyim ama okuduğum okuldaki bazı hocalardan elde bir şey olmadan da çok şey yapılabileceğini öğrendim. Gayet tabi ödevinizi iyi yapmak şartıyla. Türkiye’de film setinde fazla bulunmadım ama biraz plânsız olduğu söylenir. Plânsızlık boşuna para harcamak demektir. Ama dediğim gibi çok sette bulunmadım. Reklâm ve dizi sektörünün güçlü olması nedeniyle her türlü alet var ama bu aletlerin yersiz kullanıldığını düşünüyorum. Bir Türk Düğünü anlık bir malzemeyi dönüştürmek ve arka plânda olanları anlatmakla ilgiliydi.
Köksal Aras’ın Yönetmen İnan Temelkuran ile yaptığı röportajı okumak için tıklayın