‘Harun İsmail Çırak’ Kategorisi için Arşiv

“İçinin boşluğu ve önemsizliği belli olmasın diye en parlak cilayla; aynalarla sıvanmış estetik yoksunu binalar, vahşi bir çağı müjdeleyen hoyrat ve gürültü naralarla üç beş sene içinde bitivermişlerdi yerden. Savaş tanrıları için yapılmış yaldızlı tapınaklar: Her gün milyonlarca insanın gündelik ekonomiyi döndürme kılıfı altında, farkına vararak ya da varmadan savaş tanrılarına adak kurbanlar verdiği ve kurban olduğu kof beyinlerin sarayları, plazalar! Her gün tekrarlanan aynı Pagan ayininin, ayaklarının altında posaları çıkarılması için serilen yığınların çaresizliğine aldırmadan putlara ait bir gülümsemeyle yukarıdan onları seyreden, kurulu düzen rahipleri…Ne oldu du buraya geldim, ne oldu da bu tuzağa düştüm, ama öte yandan öylesine masum ve güzel bakıyor ki! On yıl boyunca benim başımdan geçen hiçbir şeyi yaşamadı o, hastalıkları, hayal kırıklıklarını zorlukları, hiçbirini görmedi ki masumiyeti yitik olsun. Bebeğim benim! O gözlerinin feri nasıl da dolu, canlı, ışıl ışıl..”

12 öyküden oluşan kitap yazarın 1996’dan bugüne yazdıklarından oluşuyor ve ilgiyi hakediyor.Kayıtsız kalmayın!

Reklamlar