‘Erkan Can’ Kategorisi için Arşiv



Futbol üzerine kurgulanmış bir film gibi görünse de içinde barındırdığı aile ilişkileri, yoksulluk, çaresizlik ve geçmişle hesaplaşmalar nedeniyle naif bir “kaybetmiş adam” hikayesidir aynı zamanda.

Kadrosu ile her karede izleyiciye oyunculuk ziyafeti vadeden bu film,eşini kendi kullandığı arabada yaptığı trafik kazasında kaybetmesi ile bir anlamda hayata küsen bir babanın da öyküsüdür.

Maddi sıkıntılardan kurtulmak için babanın başvurduğu ihanet ve gurur öğelerinin yumuşak bir örgü ile iç içe sunulduğu film,  varoşlarda yaşanan alt kültürü mümkün olan en sade dille yansıtıyor.

Nurettin (Numan Çakır),  futbolda parlak dönemler yaşarken geçirdiği trafik kazası sonucu hem eşini hem de geleceğini kaybetmiştir. Onu hayata bağlayan tek neden oğlu Feyyaz’dır (Tolga Sarıtaş). Nurettin, 3. Lige çıkma hayalleri kuran ve başkanlığını gayri işler yapan bir adamın yaptığı (Erkan Can)amatör takımında oynamaktadır

Futbolda kale, dramatik bir bölgedir ve çoğunlukla kaleciler saha içinde yalnızlardır.

Nurettin’in eniştesi (Menderes Samancılar) bir lunaparkta çalışmakta ve şans oyunları ile makus talihini değiştirmeyi düşlemektedir. Ablası (Nur Sürer) sıradan bir ev kadınıdır.

Uzun yıllar sonra Almanya dan gelen Zenoş teyze (Özlem Tekin) görüntüde uçuk bir 3. kuşak Almancı gibi görünse de sıcaklığı ile evde eksik olan rengi tamamlayacaktır. Ünlü futbolcu Ümit Karan, Zenoş teyzenin Almanya’dan çocukluk arkadaşıdır.

Kale korunması gereken bir yapıdır. Kale düşerse kent de düşer.Kaledeki yalnızlık filmi, izlendikten sonra izleyicide olumlu duygular yaratacak ve büyük şehir koşuşturmasında unuttuğumuz pek çok insani değerleri yeniden anımsatacaktır. Filmi izlediğinizde  TERS KÖŞE olacaksınız!..

ÇİMEN YAPIM’ın yaptığı, Volga Sorgu’nun yazıp-yönettiği Kaledeki Yalnızlık adlı filmi,  3 Haziran tarihinde sinemaseverlerle buluşacak
YAPIMDAN NOTLAR

Kaledeki Yalnızlık adlı uzun metraj sinema filminin çekimlerini, 13 Nisan – 18 Eylül 2010 tarihleri arasında tamamlamıştır.

Film dijital ve sesli çekilmiştir.

İstanbul ‘un tüm görselliğini gözler önüne seren filmimiz, Büyük Çamlıca, Balat, Paşabahçe, Kavacık, Kandilli, Taksim, Beyoğlu, Karaköy, Sultanahmet, Çengelköy, Çavuşbaşı, Harem, Ümraniye, Kilyos, Bahçelievler bölgelerinde çekilmiştir.

Senaryoda geçen Beşiktaş-Manisaspor  maçı sahneleri zorlukla çekilebilmiştir. 19 00 da başlayan maça 18 15 de daha önceden izin alınmadığı için rica minnet girilmiş ve Çarşı grubunun da desteği ile çekimler tamamlanabilmiştir. Eğer o gün İnönü stadına girilemeseydi sırf bu maç görüntüleri ve çarşı tribününde çekilecek sahneler için gelecek sezona kadar beklemek zorunda kalınacaktı. Çünkü ligin bitmesine 1 hafta kalmıştı. Bu arada başrolümüzü oynayan Numan çakır çarşı grubu tarafından Fenerbahçeli zannedilip büyük tehlike atlatmıştır.

Final sahnesi Paşabahçe spor kulübünün sahasında yapıldı. Çekimlere Ümit Karan’ın da geleceğini duyan taraftarlar izdihama sebep oldu.

Kulüp başkanının sahaya gelip zenci kaleciyi tanıttığı sahnenin çekimin de davul çalacak olan figüranın gelememesi üzerine filmin yapımcısı olan Mazlum Çimen “durun! Ben müzisyenim davulu en güzel ben çalarım” demesi üzerine davulu kendisi çalmıştır.

Okul müdürü karakterini oynamak üzere anlaşılan Cem Yılmaz, Av Mevsimi adlı projenin başlaması ve çekim takviminin çakışması nedeniyle kadrodan ayrıldı.

Barda, Dar Alanda Kısa Paslaşmalar gibi sinema filmlerinin ve Kurtlar Vadisi, Elveda Rumeli gibi birçok dizi filmin yönetmeni olarak tanınan Serdar Akar bu hafta ilk filmi Gemide ile Sine-Sen’in ‘Yönetmenler İlk Filmlerini Anlatıyorlar’ başlıklı etkinliğine konuk olacak.
Yönetmen Akar, 23 Mayıs 2010 Pazar günü Saat 17.00’de Sinema Emekçileri Hareket Noktası ve Kültür Merkezi Çok Amaçlı Salon’da ‘Gemide’ filminin gösteriminin ardından seyircilerle söyleşecek.
Etkinlikte gösterilecek olan Akar’ın ilk filmi Gemide bir kum kosterinin kaptanı ve personelinin başından geçenleri konu alıyor. Esrar ve içki içip, geyik muhabbetleri yaparak zaman geçiren gemi personeli yine muhabbet ettikleri bir gecede beklemedikleri bir olayla karşılaşırlar. Gemi personelinden boksör diye tanınan biri dayak yemiş, kaptanın paralarını çaldırmış ve beklenilen yemekleri getirmemiş halde gemiye gelir. Hem aç hem kafası güzel olan kaptan ve diğerleri Laleli’ye paraları çalan kişileri bulmak için giderler. Kısa bir gezinti sonrasında aradıklarını bulan gemi personeli parayı çalan grubu döverler ve alacaklarını alıp gemiye grubun yanındaki bir kızı da alarak dönerler. Sabah olduğunda hiç bir şey hatırlamayan kaptan gün içinde yavaş yavaş olanları hatırlamaya başlar. Gece esrarlı kafasının etkisiyle adam öldürdüğünü ve Rus bir fahişeyi kaçırdıklarını hatırlayan kaptan durumun ciddiyetinin farkına vardığında her şey daha kötüye gidecektir.
Oyuncular: Haldun Boysan, Erkan Can, Yıldıray Şahinler, Naci Taşdöğen, Ella Manea
Film gösterimlerinin ücretsiz olduğu ‘Yönetmenler İlk Filmlerini Anlatıyorlar’ etkinliğinde izlenen filmin ardından, yönetmenle bir söyleşi gerçekleştiriliyor. Söyleşiye katılan izleyiciler yönetmenlerin ilk filmlerini çekerken yaşadığı sıkıntıları, zorlukları ya da kimi güzel anıları öğrenme şansına sahip oluyorlar.
Etkinlik 30 Mayıs 2010 Pazar günü saat: 17.00’de Yönetmen Çağan Irmak’ın ilk filmi olarak kabul ettiği “Mustafa Hakkında Herşey” ile devam edecek. (Tel: 0 212 250 78 33-34)
Sinema Emekçileri Hareket Noktası
Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salon Çini ve Mozaik Altgeçidi,
Bedrettin Mah. Refik Saydam Cad. No: 22-1/A-N ŞİŞHANE