‘Anne Dorval’ Kategorisi için Arşiv


‘‘İlk başta, bu film hiç hesapta yoktu. Arkadaşlarım Niels (Schneider) ve Monia (Chokri) ile çorak çöller ve yabancı obez insanların zenginleştirdiği bir yolculuktan dönüyorduk. Kilometrelerce yol boyunca birbirimize kilitlenmiştik. Aramızda oluşan yakınlığın getirdikleri, bir aşk üçgeni öyküsü fikrinin de fitilini ateşledi.

Yolculuk sırasında Ekim ayında çekmeyi planladığım bir filmin iptal olduğunu öğrendim. (Tabii ki çok ‘şaşırtıcı’ bir şekilde zamansal ve mali sorunlar yüzünden) Bu olağanüstü yolculuktan da elim boş dönüyor gibiydim. Bir yıl boyunca hiçbir şey yapamayacak olmak beni dehşete düşürdü. İşin kötüsü sonbahar Montreal’de film çekme mevsimidir. Gittiğim he ryerde bir film setiyle karşılaşıyordum.

Hayattan aldığım tüm gücün beni terk etmek üzere olduğunu düşünmeye başlamıştım. Yaratıcı açıdan tembel geçecek bir dönem beni çok korkutuyordu. Bunun üzerine sıkı çalışıp kendime bir zaman sınırlaması koyarak birşeyler yazma işine giriştim.

Eylül başında trene atlayıp Toronto Uluslararası Film Festivali’ne gittim. Ontario Gölü’nün yanardöner sularının yanından geçerken bilgisayarımı çıkardım ve festival süresi boyunca ‘‘Hayali Aşklar’’ı yazmaya başladım. Eve dönerken trende ise artık metne son dokunuşlarını veriyordum. Montreal’e ikinci uzun metraj filmimle geri döndüm.

Şimdi ise tek yapmam gereken 600.000 Dolar bulup bu filmi çekmeye başlamaktı. ‘‘Annemi Öldürdüm’’de aşındırdığım kapıları tekrar çaldım. Saf bir şekilde; çok parlak geçen başarılı bir yazın ardından kapalı bazı kapıların kolayca açılacağına inanıyordum. Ancak kimse telefonlarımı açmıyordu. Birkaç iş adamı oyalayıcı tavırlar takındı. Yapraklar sararmaya başlarken hayatımda parıltılı renklere olan ihtiyacım daha da artıyordu. Ama denemeye de devam ettim. Eninde sonunda kıyıya vuran dalgalar durulacaktı ve bu filmi yapacaktım.

Ve sonunda ‘‘Annemi Öldürdüm’’ü çekmeye başladığım gün ‘çekim’ dedik. Ancak ilk çekim gününün sonunda taşrada bir misafirhaneye dönüştürülen post-modern eski bir papaz evine kalmaya gittiğimizde bu filmin kesinlikle bir önceki gibi olmayacağını hissetmeye başladım. Yine de, ‘‘Annemi Öldürdüm’’ü şekillendiren yoğunluk ve kederli duygusal yükü anlatımdan kaldırmak gibi bir düşüncem yoktu.

‘‘Hayali Aşklar’’ın ilk filmimle tatsız karşılaştırmalara maruz kalmasını da istemiyordum. Ancak nihayetinde, neredeyse sihirli bir şekilde, gereksiz bir laf kalabalığı riskinden sıyrılıp film kendi sesini, renklerini ve ruhunu bulmaya başlamıştı.

İşin para kısmına geçersek, sektörden çeşitli özel yatırımcılar çekimlere başlamamızdan kısa bir süre sonra koruyucu bir melek gibi yardımımıza yetiştiler. İhtiyacımız olan herşeye kavuştuk ve onlar da filmimizin – kelimenin tam anlamıyla – kahramanı haline geldiler.

Bugün, tekrar en baştaki halimize baktığımda aşılan kademeler ve bu işin bir bütün haline gelmesini sağlayan tesadüfi olaylar karşısında hayrete düşüyorum.

Şunu açık bir şekilde görüyorum, içime daha çok sinen bir ikinci film yapamazdım. Bitmiş bir projenin yarattığı sarhoşlukla şimdiden bir sonraki öyküye yoğunlaştım. Sanat, uzun süre oturmanıza izin vermiyor. Daha yapılacak çok iş var.’’

Xavier Dolan  


Reklamlar


Orijinal Adı: Les Amours Imaginaires / Heartbeats

Yapım: 2010 / Kanada – Fransa
Dil: Fransızca
Süre: 100dk.
Tür: Dram / Komedi
Yönetmen: Xavier Dolan
Senaryo: Xavier Dolan
Oyuncular: Xavier Dolan, Monia Chokri, Niels Schneider, Anne Dorval, Louis Garrel
Yapımcı: Xavier Dolan, Carole Mondello, Daniel Morin
Görüntü Yönetmeni: Stéphanie Anne Weber Biron
Sanat Yönetmeni: Xavier Dolan
Kurgu: Xavier Dolan
Ses:  Sylvain Brassard
Kostüm: Xavier Dolan



‘‘Dünyadaki tek gerçek, aşkın mantıksızlığıdır’’ – Alfred De Musset

Aşk mı? Dostluk mu?

Henüz 19 yaşında yazdığı, yönettiği ve başrolünde oynadığı ANNEMİ ÖLDÜRDÜM’le galasının gerçekleştirildiği Cannes Film Festivali dahil dünya çapında 30u aşkın ödül kazanan Kanada sinemasının harika çocuğu Xavier Dolan şimdi de aşk üzerine kışkırtıcı, duygusal ve bir o kadar da eğlenceli gözlemleriyle geri dönüyor.

Dolan’ın yine yazıp yönettiği ve başrolünde oynadığı HAYALİ AŞKLAR herşeyden önce aşık olmak, hatta belki de aşktan önce delice arzulamak üzerine bir çalışma…

Yakın arkadaş olan Francis (Xavier Dolan) ve Marie (Monia Chokri) bir yemekte taşradan şehre yeni taşınmış olan yakışıklı ve gizemli Nicolas’la (ANNEMİ ÖLDÜRDÜM’den de hatırlayacağımız Niels Schneider) tanışırlar. Buluşmalar birbirini takip eder ve Nicolas’ın her seferinde yolladığı farklı işaretler Francis ve Marie’nin kafasını karıştırmaktan ziyade; saplantılı hayallerini daha da güçlendirir. İki yakın dost, bu arzu nesnesinin peşinde dibe doğru sürüklendikçe aralarındaki bağları da acı verici bir şekilde koparmaya başlar.

HAYALİ AŞKLAR tıpkı herhangi bir klasik aşk öyküsü gibi tanışmayla başlayıp gözyaşlarıyla sona eren sürece genç ve dinamik bir gözle bakıyor. Bu sırada tutku, beklenti, keder, küçük düşme ve en sonunda yalnızlık gibi bir dizi bilindik entrikayı da bu sıradışı üçlüye uyarlıyor.

Aşkın Kaybedenleri
Dolan, iki ana karakteri Francis ve Marie’ye ek olarak pek çok isimsiz karakterin de aşk yolunda kaybedenler kulübüne katıldığı öykülerini eğlenceli ve sivri dilli anektodlarla perdeye aktarırken mizah ve duygusallığı da filme yedirmeyi başarıyor.