‘40’ Kategorisi için Arşiv

Sıcaklardan bunaldığımız günlerde vizyona giren filmlerde sayıca azalarak sürüyor. Amerikan sinemasından gelen büyük gişe adayları her yaz olduğu gibi vizyonda yerini alırken, kalan filmlerse daha çok festivallerden arta kalanlarla kış sezonunu göremeyecek filmlerden oluşuyor. Bu haftanın galibi ise en başından belli Harry Potter…


Harry Potter Ve Ölüm Yadigarları: Bölüm 2
Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2

İlk film Felsefe taşıyla başlayan öykü, onuncu yılında son kitabın ikinci yarısını anlatarak nihayet bitiyor. Oyuncuları ve sevenleriyle birlikte büyüyen seri de tıpkı onlar gibi büyüdü giderek. İlk filmdeki eğlenceli çocuk filmi havası yerini karanlığa, iyi ile kötünün savaşına bıraktı. Nihayet beklenen o kapışma gerçekleşiyor ve seriye son nokta konuyor…

40

Dolaştığı festivallerde övgüler alan, seyircilerini de mutlu eden haftanın tek yerlisi, iki sene sonra nihayet gösterime girebildi. Emre Şahin bunu 6 yıl önce kısa filmi Çanta ile de yapmıştı. Yine yapıyor… Kısa filmden aldığı çanta fikrini uzun metraja taşırken, biraz Tarantino biraz da Guy Ritchie sosuna bulayan Şahin, tempolu, hızlı kurgulu, yer yer komik bir aksiyon filmi servis etmiş izleyicilere. Finalinde biraz yalpalaması dışında herhangi bir sorunu da görünmüyor…


Aşkın Halleri / Le Nom des gens

Haftanın Fransız romantik komedisi yarı otobiyografik olmasından alıyor gücünü, sıcaklığı ve samimiyeti de bundan… Aktivist bir kadın ile toplumsal dertlere bakış attıran bir kendini iyi hisset filmi… Farklı bir giriş yaparak seyircisini de uyarıyor, sıradan bir romantik komedi izlemeyeceksiniz diye… Ayrı dünyalara sahip iki insanın aşkla biraraya gelişi ve dokuyu bozmayan toplumsal bakışlar…

Çatı Katı / Loft

Haftanın en ilginç filmi desek yanlış olmaz sanırım… 2008 yapımı aynı adlı Belçika filmi, komşusu Hollanda’dan yeniden servise sunulmuş. İşin ilginç tarafı Belçikalı yönetmenin şu anda Hollywood’da aynı filmin amerikan versiyonunu yönetiyor olması. Hollanda’dan gelen versiyonun ilginçliği ise kamera arkasında bir kadının olması. Kadın yönetmen bakışı filme neler katmış merakıyla da izlenebilir. Beş erkeğin ortaklaşa kullandığı evde buldukları bir kadın cesedi ve sonuna kadar merak edilen katil kim sorusu…

Yağmuru Bile / También la lluvia

Ve gelelim haftanın en iyi filmine… Ken Loach’un senaristi Paul Laverty’nin müthiş senaryosu başrolde. Film çekme mücadelesinden yerli halkın su için mücadelesine evrilen film yer yer belgesele de göz kırpınca, müthiş etkili oluyor. Sosyal dünya düzeni üzerine ve kapitalizme kısacası dünyaya lanet okuyası geliyor insanın… İspanya’nın oscar aday adayı da olmuş film bol alt metinleriyle her tür okumaya açık, ama ezberden okunması gereken yanı çok iyi olduğu…


Yönetmen / Senaryo: Emre Şahin
Görüntü Yönetmeni: Clint Lealos
Dram / 90 dk. / 2009
Oyuncular:
Ali AtayDeniz Çakır, 
Ntare Guma Mbaho Mwine, Rıza Akın
Yosi Mizrahi, Yavuz Ozata
Sarp Aydınoğlu, Enginay Gültekin
Diyelim önünüze bir çanta dolusu para düştü. Talih kuşu mu? Dualarınız kabûl mu oldu? Bir çeşit yazgı mı? Yoksa hepsi birden mi? İstanbul’un dolambaçlı sokaklarında geçen “40” işte bu soruların yanıtlarını arıyor. 13 milyon nüfuslu dev kentte birbirini tanımayan üç kişi kendilerine bir yol bulmaya çalışırken, kaderlerini değiştirecek bir çantanın peşine düşerler. İstanbul’da çekilen “40”, sürükleyici ve sıra dışı öyküsünü, belgesel tadı veren bir sinema diliyle anlatıyor.

İnanç, aşk, talih, kader, insan kaçakçılığı ve gökten düşen bir çanta para!

Metin, (Ali Atay) Doğu’daki köyünün korku dolu dünyasından İstanbul’a kaçmıştır ama hayat burada da kolay değildir. Bir yandan taksi şoförlüğü yaparken, bir yandan da sosyeteye uyuşturucu kuryeliği yaparak yaşamaya çalışmaktadır. Ona sorarsanız “lanetli”dir. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, işleri hep daha kötüye gitmektedir. Ama bir gün…
Godwill (Ntare Guma Mbaho Mwine) ise, tam tersine, Tanrı’nın seçilmiş insanı olduğuna inanmaktadır. Doğduğunda Nijerya’daki köyünün bilge ihtiyarları böyle demiştir. “Seçilmişlik” inancı onun her davranışını belirler. İnsan kaçakçılarının eline de bu yüzden düşmüştür. Şimdi İstanbul Tarlabaşı’nda, çeteler, uyuşturucu şebekeleri ve travestiler arasında çalışarak para biriktirmekte, kaçak gideceği Paris’te çocukluk aşkına kavuşacağı günü beklemektedir. Çevresi de yine Avrupa’ya kaçmaya çalışan Afrikalılarla doludur. Tam kaçma günü tüm parası çalınınca, bunun da Tanrı’dan bir mesaj olduğunu düşünür…
Sevda (Deniz Çakır), hayatta yerini bulamamış, ama aramaktan usanmamış İstanbul’lu genç bir kadındır. Budizmi, Hristiyanlığı denemiş olmamış; Tasavvuf’a dalmış ama yine kendini bulamamış. Şimdi doğru yönü bulmak için nümerolojiden, yani sayılar biliminden medet umuyor. Mesleği olan hemşireliği ve günlük hayatının tekdüzeliğini geride bırakıp yeni bir hayata başlamak için sabırsızlanmakta… Evet, sayılar onu bir kez yanıltmış ve kocası Ali’ye yönlendirmiş ama… Her şeyin sıradan göründüğü bir Kasım günü sanki işler yoluna girmek üzere…
“40” filmi, Kasım ayının karanlık birkaç gününde İstanbul’un karmaşık sokaklarında gelişen garip olayların peşinden koşuyor. Metin, Godwill ve Sevda, 13 milyon kişinin yaşadığı bu koca kentte yalnızca üç kişiler; ama görünmez bir güç onları mıknatıs gibi çekmiş ve yazgılarını birbirine bağlamış. Sayıların kutsallığı, inanç, kader ve talihin ta kendisi!
Fida Film, 34 Productions, Emrah Yücel ve Karga Seven yapımcılığında gerçekleştirilen filmin senarist ve yönetmeni Emre Şahin.
Görüntü yönetmenliğini Clint Lealos’un, afiş tasarımını Emrah Yücel’in yaptığı filmin oyuncu kadrosunda Ali Atay, Deniz Çakır, Ntare Guma Mbaho Nwine, Rıza Akın, Yosi Mizrahi, Yavuz Özata, Sarp Aydınoğlu, Enginay Gültekin yer alıyor.
Sezen Aksu ve Ceza’nın müzikleriyle “40”, İstanbul’un hiç görmediğiniz bir yüzünü gösteriyor.“40”, 15 Temmuz’da 40 kopya ile tüm Türkiye’de vizyona girdi…

Emre Şahin’in Gözünden Daha Önce Görmediğiniz Bir İstanbul!
Genç yönetmen Emre Şahin’in kısa filmi Çanta, Beverly Hills International Film Festivali’nde En İyi Sinematografi, West Chester Film Festivali’nde Seyirci Ödülü, Fort Lauderdale International Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ödüllerini kazandı. Buna ek olarak Turkuaz Dergisi’nde 2005’in En İyi Filmi seçilen Çanta, Rhode Island International Film Festivali’nde, festivalin En İyileri kategorisine seçildi. Çanta, 40’tan fazla uluslararası festivalde gösterime girdi.
İstanbul doğumlu Şahin, Amerika’da Emerson College’da film eğitimi aldı. Öğrenci filmi Fetish, Öğrenci Oskarları olarak bilinen EVVY ödüllerinde En İyi Film ve En İyi Kurgu ödüllerini kazandı. Los Angeles’a taşındıktan sonra Şahin, senede bir kişinin kabûl edildiği Panavision’da stajerlik yaptı ve dünyanın ileri gelen görüntü yönetmenleri ile çalıştı.
Daha sonra ABC, ABC Family, MTV, VH1, The History Channel, Discovery Channel, Travel Channel, Food Network ve TLC gibi kanallarda gösterilen pek çok programda yönetmenlik, görüntü yönetmenliği ve kurgu yaptı. Şahin, History Channel’da 3 sezon yayınlanan Cities Of The Underworld’un yaratıcısı ve yönetmeni olarak çalıştı. TLC’de yayınlanan ve 3 profesyonel rodeo kovboyunun öyküsünü takip eden Beyond The Bull’da yönetmenlik yapan Şahin, son olarak Braveheart’in yazarı, Oskar adayı Randall Wallace için Fight Or Die adlı projeyi Discovery Channel için yönetti.
Emre Şahin ilk uzun metrajli filmi “40” ile 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Behlül Dal Jüri Özel Ödülünü (Genç Yetenek) kazandı.