Benden önce dön, senden sonra ilk sol, evimiz

Posted: Ağustos 30, 2011 in Edebiyat, Elif Işık

Vapurlar geçiyor semtinden, iyot kokusu yakıyorburnumu soğuk kış günlerinde. Ait olduğum yerdeyim. Öğrencilik yıllarımıngel-git’li, telaşlı zamanlarından bildiğim sokaklarda, daha bir başka yürüyorumşimdi.  El ele o caddelerde toplasanberaber kaç adım attık hiç bilmesem de, artık balık pazarındaki o amca tanıyorbeni. Köşedeki manav, hemen yanındaki eczane…
Defalarca dikildiğim kapının önünde, hala ziliniçalmadan önce kalbim çınlıyor. Ama öyle güzel öğrendim ki doğru istiflemeyikendimi, bu kadar mutluyken bile içimi içime sığdırabiliyorum artık,duymuyorsun.  “Neden buradayım?” diyekendime sorduğum, kapısını kimselere açmadığın bu evin içinde seninle herşeyimiz var, görmüyorsun. Buradaki hiçbir şey bana ait değil ya aslında, hattasen bile, biliyorum. Karşıma çıkan ilk kişiye binlerce şey söyleyebilecekken,sessizce karşında oturuyorum o akşam.
Masada iki duble rakı var. Biraz meze, balık. Birşeyler anlatıyorsun, ben de bir şeyler söylüyorum. Konuştuğumuzu sanıyorsun.Ama hiçbir zaman satırları olamadığımız kayıp bir hikayenin gizli kahramanlarıgibiyiz seninle, bilmiyorsun. Bizi hep ayrı yollara çıkartan bunca yıla rağmen;aynı histe, aynı hasretteyiz. Kimi zaman birbirine değen iki kol kadar yakınızbirbirimize, kimi zaman da bir uçurumun kenarında, sözün bittiği yerdeyiz.Duvar gibi dümdüz, net bir kabulleniş bizimki. Alışıyoruz zamanla bu sessizçığlığa, ya da öyle sanıyoruz.
Sana masallar yerine gerçek hikayeler anlattığım oevin duvarları arasında, yeşil polar battaniyenin altında uzanırken, basit bir“nasılsın?” sorusuna ne kadar çok özlem sığıyor bir bilsen. Seni bekleyen oncauçağa, yollara inat, bir dolu susuyorum. Kim bilir, yaşadıklarımıza sayıyorumbelki. Kaçırdıklarımıza üzülmeyi çoktan bırakarak.
Kolumdaki saate bakıyorum sonra. Ne çabuk geçiyorzaman…  Gitme vakti, biliyorum. Birzamanlar seninle attığım bir adımı kar saydığım o koridorda, sana dünyalarkadar sarılıyorum son kez, bilmiyorsun. Bu sefer bir ömür gibi öyleceduruyorken kollarında, sana ben bile yardım edemiyorum. Dokunsalar ağlarsın,ama kimse dokunmuyor, biliyorum.
Ve seni yargılamıyorum bile artık. Kendi payımadüşenleri beynime kazıyarak toplanıyorum. Bir tek çocukluğumu almıyorum yanıma.Buruksam biraz, söylemediklerinden değil, bu yüzden bil. Geç oldu değil mi,kalkmalıyım artık, sen de belki uyursun biraz. Hoş, hiç uyandın mı onu bilebilmiyorum… Kaç kere “sizden olmaz” dediler ve ben “biliyorum” dedimbilmiyorum. Teşekkür ediyorum bir yandan, tüm gücümle susarken, bunu yapabilmekuvvetini verdiğin için bana. Senin yanında, senden uzakta, bunca zaman boyuncayapabildiğim en güzel şeyin seni özlemek olduğunu susarken daha iyi anlıyorum.Ve tüm bunların artık seninle hiç ilgisi yok, bilmiyorsun.
Ben şimdi olmam gereken yerdeyim. Bir gün, yeni birbaşlangıçla bir ömür mutlu olurum belki. Tıpkı senin benim için hep istediğingibi. Sen ise o evden çoktan taşındın, biliyorum. Yalnızlığının ikamet ettiğihiç bilmediğim yeni adresinde, bir başkasına aşık oldun mu, sen de bazenbirinin karşısında bir ömür susuyor musun ve bu sahiden önemli  mi hiçbilmiyorum.
Çünkü seninle artık iki dargın bile değiliz, bayramsabahı barışma ihtimali olan, biliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s