Wan ve Wannel’la Insidious Üzerine Soru Cevap

Posted: Haziran 24, 2011 in Insidious, James Wan, Leigh Whannel, Röportaj, Ruhlar Bölgesi, Yönetmen

RUHLAR BÖLGESİ’ni geliştirme fikri nereden çıktı? Size ilham veren neydi?
JAMES: Hayalet hikayelerine ve perili ev filmlerine her zaman hayran olmuşumdur. Leigh’le tanıştığımızdan beri birbirimize hayalet hikayeleri anlatır ya da korkutucu sahneler yaratmak üzere birbirimize ilham verirdik. Bir perili ev filmi yapma fikri giderek bana daha cazip geliyordu. Leigh’e normları yıkan ve ikimizin de hakkında çok heyecanlı olabileceği bir senaryo yazma fikriyle geldim, o da hemen kabul etti. Geleneksel bir hayalet hikayesi olarak başlıyor ve sonra bambaşka bir şeye dönüşüyor.

LEIGH: James ve ben henüz tamamıyla içimize sinen bir korku filmi yapmadığımızı düşünüyorduk. TESTERE’yi bir korku filminden çok bir gerilim filmi olarak görüyoruz. Onun için aklımızda hep tüm zamanların en korkunç filmini yapma fikri vardı. Biraz yüksek bir hedef olabilir ama yapmak istediğimiz gerçekten buydu. Sevdiğimiz bir hikaye çıkarmamız zor oldu ve biraz vakit aldı. Bir gün ortaya fikirler atarken astral seyahat konusu gündeme geldi. Daha once bu konunun sinemada işlendiğini görmemiştik ve artık elimizde fazlasıyla kaydadeğer bir fikir olduğunu biliyorduk. Mükemmeldi.

Bu proje TESTERE’den oldukça farklı, hazırlık aşamasında da farklılıklar var mıydı?
JAMES: Kanın gövdeyi götürdüğü bir korku filmi yapmak istemediğimi biliyordum çünkü  benden beklenenden başka bir şey yapabileceğimi de kanıtlamak istiyordum. Bu yüzden huzursuz eden, gerilim yaratan unsurlara odaklandım. Bazı klasik korku filmlerini seyrettim ve siyah-beyaz fotoğrafları inceledim.
LEIGH: Ben senaryo yazma aşamasına önceki filmlerden farklı yaklaşmadım. Seyircinin yakınlık duyacağı, gerçekliği olan karakterler yaratmak istedim ki filmdeki terör başladığında seyirci de kendini onların yanında hissetsin. THE EXORCIST gibi beğeni toplamış klasik filmleri seyrettim ve onları diğer filmlerden ayıran özellikleri belirlemeye çalıştım. Bu çalışmadan, güçlü drama öğeleriyle bezenmiş ilişkiler ve zengin karakterler yaratmayı görev edinmem gerektiğini çıkarttım.
Peki TESTERE’den bu kadar farklı bir filmde birlikte çalışmak nasıldı?


LEIGH: James ve ben birbirimizi uzun yıllardır tanıyoruz ve bu filmi yapmak bizim için ilk başladığımız zamanlara dönmek gibiydi. Yapımcıların bize sağladığı büyük bir yaratıcı özgürlük vardı ve bu, bizi bir stüdyo filmi yapmaktan çok daha az baskı altına soktu.
JAMES: Kendimizin, ailemizin ya da arkadaşlarımızın başına gelen doğaüstü olaylardan esinlenerek senaryoyu oluşturmaya karar verdik. Yani bir anlamda RUHLAR BÖLGESİ gerçek olaylara dayanıyor. Huzursuz eden öğelerin hemen hepsi bizim etrafımızda yaşanan olaylardan ortaya çıktı.  
Oyunculardan bahsedebilir misiniz? Patrick Wilson ve Rose Byrne’i seçme nedenleriniz neydi?
JAMES: Karakterlere gerçeklik katabilecek harika oyuncularla çalışmak istedim. Rose ve Patrick bu tanımlamaya çok iyi uyuyorlar. Bence onların oyunculuğu filmin ayaklarının yere basmasını sağlıyor. Oğulları komaya girdiğinde yaşadıkları acı ve öfkeyi hissedebiliyorsunuz. İkisini de ne kadar övsem azdır. Bu işe girdiklerinde büyük bir çek almayacaklarını biliyorlardı ama yine de kabul ettiler ve bizim tutkumuza ortak oldular. Senaryoyu çok sevdiler ve neticede çok iyi bir iş çıkardılar
LEIGH: Patrick ve Rose güçlü dramatic performanslarıyla tanınan oyuncular. İkisi de uzun zamandır takip ettiğimiz ve çalışmak istediğimiz oyunculardı. Filme kattıkları güç gerçekten yadsınamaz

Büyürken size en çok etkileyen gerilim veya korku filmi hangisiydi?

JAMES: Seyrettiğim ilk korku filmi POLTERGEIST’tı ve bende hayat boyu çıkmayacak bir iz bıraktığını söyleyebilirim. Büyüdükçe THE EXORCIST’I de çok takdir etmeye başladım.
LEIGH: Benim üzerimde etkisi en büyük olan film JAWS’dı. O kadar korkmuştum ki, ayakucumdan başıma doğru bir köpekbalığı yüzüp beni ısıracak diye korktuğumdan yorganın altına girmeyi reddediyordum. Pek mantıklı bir çocuk olduğum söylenemez. Büyüdükçe THE SHINING, THE EXORCIST ve THE THING gibi filmleri keşfettim ve gerçek bir korku hissi yaratmayı başaran filmlere karşı bir saplantım oluştu. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s