O Ömrünü Ayırdı, Sizde İki Saatinizi Ayırın!

Posted: Haziran 7, 2011 in Türkan, Türkan Saylan, Vizyondakiler


19 Mayıs’ta gösterime giren çok özel bir film var, halen de vizyonda… Üstelik dizisi kitlelere ulaşmasının üstünden çok geçmemiş bir yapım bu… Ama geçen zamana rağmen gişesine bakınca üzülmemek olası değil…

Türkan Saylan anlatısı bu özel filmin hakettiği özel ilgiyi görmesi gerek… Gişe gelirinin tamamının bir vakfa bağışlanması bir tarafa, siyasetin yozlaştığı bir dönemden geçiyorken, sosyal hayatta da kirlilik, çıkarcılık almış yürümüşken çok önemli bir rol model var karşımızda. Yaşam öyküsünün özellikle bu yoklukta yeni kuşaklara model olması çok şeyi değiştirebilir… Genç kuşaklar dışındakiler de, böyle örneklere sahip çıkma görevini yerine getirmeli…

Gün itibariyle gişesinin 57.709 olduğunu görmekse kahredici…Bumudur bizim değerlerimize sahip çıkma anlayışımız? Bu mudur peşinden bıraktığımız yalnızlığın büyüklüğü… Tamda bunları düşünürken gelen bir mail, herşeyi çok güzel özetliyor aslında…

Size bu satırları Recep İvedik filminin gişe rekoru kırdığı bir coğrafyadan, Maskeli Beşler ve Kutsal Damacana biletlerinin ön satışla tükendiği bir seyirci kitlesinden sıyrılarak yazıyorum.
Kısa bir iki soru soracağım; Türk Sinema tarihinde onlarca oyuncunun figüranlığa bile gönüllü olduğu, hiçbir ücret talep etmeden oynadığı, butçesine rağmen tüm geliri bir vakfa bağışlanan film biliyor musunuz?

Ben biliyorum; Türkan…

Filmin tüm geliri Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne aktarılacak. Filmin oyuncuları arasında aşina olmadığınız bir sima yok.

Ama alışılageldiği gibi, tenkit takdirden, köstek destekten kolaydır ülkemizde. Devletin profesör ünvanı verdiği bir hekimi bölücülükle yaftalamak, ismi hastanelere verilen, kurduğu dernek binlerce çocuğu okutan bir aydını münafık addetmek, tüm anılarına ölümünden 10 gün önce el koyulmasını normal  karşılamak, burs bekleyen çocukların kayıtlara el konulduğu için yaşadığı mağduriyete sessiz kalmak, Türkan Saylan Lepra Hastanesi’nin doktorsuz kalışının sessiz izleyicisi olmak da normal karşılanır mı ülkemizde?

Ben sessiz seyircisi olmaktansa bu ürkek kitlenin, önyargılı toplumun, oturup eleştirmeyi, koşup el uzatmaya tercih eden insanların; Türkan’ın sinemada bir izleyicisi olmayı seçtim.

Çünkü ben de zorlukla okudum; ülkemin en doğusundan, en kuzeyinden, en güneyinden çıkıp okumaya gelen kız arkadaşlarımla beraber, bursumuz yattığında aldığımız bir küçük pastayı santimine kadar bölüşerek yiyen, kağıdımız bitmesin diye küçük yazmayı öğrenen, kalemlerini hiç kaybetmeyen, bir kitabı bir yurt odası dolusu arkadaşla paylaşarak okuyan; ama okuyan çocuklardık. Bizi arabayla okula götüren olmadı, hele kendi arabamızın hayali bile olmadı. Biz yürüdük, yollar aşındırdık, başardık.

O sebeple; bizim gibi okuyabilmenin yeni bir hayat edinebilmek olduğunu bilenler için, kıymetlidir Türkan Hoca.

Hayatı bu ülke kadınına bir ilhamdır.

Türkan Filmi’ne alınan her bilet, bir kız çocuğunu daha güldürecek. Bir Kardelen daha çıkacak karlar arasından, güneşi görecek.

Siz ne dersiniz? Bu film görülmeli yoksa gişe rakamlarına kurban mı edilmeli?

Lütfen karar vermeden önce vicdanınıza sorun.

Teşekkürlerimle
Türkan Saylan BeyazPerde’de Yaşasın!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s