İstila / Monsters

Posted: Nisan 25, 2011 in Gareth Edwards, Monsters, Scoot McNairy, Vizyondakiler, Whitney Able, İstila


Gösterim Tarihi: 22 Nisan 2011
Dağıtım: Özen Film
İthalat: Özen Film
Senarist ve Yönetmen: Gareth Edwards
Yapımcı: Allan Niblo, James Richardson
Executive Producers: Nigel Williams, Nick Love, Rupert Preston
Yürütücü Yapımcı: Jim Spencer
Görüntü Yönetmeni: Gareth Edwards
Görsel Efektler: Gareth Edwards
Kurgu: Colin Goudie G.B.F.T.E
Ses Kayıt: Ian Maclagan
Müzik: Jon Hopkins
Müzik Supervisor: Lol Hammond, Andrew Kaulder, Scoot McNairy, Sam Wynden, Whitney Able
Yapım Amiri: Verity Oswin
Yapım Koordinatörü: Alyson Pengelly
Yapım Tasarımı: Gareth Edwards
Süresi: 93 dk.
Oyuncular:
Whitney Able (Samantha Wynden)
Scoot McNairy (Andrew Kaulde)
2009 yılında NASA güneş sistemimizde uzaylılar olduğuna dair işaretler bulunduğuna dair ipuçları elde eder… Jüpiter’in ayından örnek toplaması için uzaya gönderilen bir uydu Dünya’ya dönerken Orta Amerika’ya düşer. 
Kısa bir sure sonra aracın düştüğü Meksika sınırında yeni yaşam formları görünmeye başlar. Bölge karantinaya alınır fakat Meksika’nın yarısı YASAK BÖLGE ilân edilerek karantinaya alınır.

Bugün Amerika ve Meksika askeri güçleri hâlâ “yaratıkların” istilâsına karşı koymaya çalışmaktadırlar…
Amerika’lı fotoğrafçı Andrew Kaulder (Scoot McNairy) Amerikalı bir turist olan Sam Wynden (Whitney Able)’a enfekte olmuş bölgeden Meksika sınırını geçerek Amerika’ya ulaşması için eşlik etmeyi kabûl eder.
Başrollerinde Scoot McNairy ve Whitney Able’ın rol aldıkları MONSTERS, BAFTA ödüllü ve EMMY ödülüne aday gösterilen CGI animatör Gareth Edwards. Yapımcılığını Allan Niblo ve James Richardson üstleniyor.
BAFTA ödülü kazandığı ve EMMY ödülüne aday gösterildiği görsel efektleriyle BBC’nin gözde dizilerinden “7 Wonders of the Industrial World” ve “Space Race”in ardından Edwards kendi sinema filminin üzerinde çalışmaya karar verir.
Edwards durumu şöyle açıklıyor; “Film endüstrisinde inanılmaz bir rekabet ve yarış ortamı olduğundan bizim jenerasyonumuzdan bir çok yaratıcı sanatçı sinema filmi yapımcısı olmayı tercih ediyor. Benim karşıma böyle bir fırsat çıkacağından çok umutlu değildim. Birinin gelip belli bir bütçeyi önüme koyup haydi kendi filmini yap demesini beklemek de istemiyordum. Düşündüğüm tek şey eğer kendi filmimi yapacaksam gereken bütçeyi kendim bulup büyük bir ekiple çalışmadan olabildiğince ucuza bir proje çıkarmayı düşünmüştüm.”
Edwards Maldivlerde yaptığı bir tatil sırasında bir kaç yerli balıkçının deniz kıyısındaki diyaloglarını seyrederken CGI teknolojisi ile denizden çıkacak bir yaratığı hayal ettiğini söylüyor.
“Oturmuş onları seyrediyorken bu kadar doğal bir sahnede yaratılabilecek görüntüyü düşünüyordum. Bazen set kurup azırlayamayacağınız görüntüleri günlük hayat içinde renkleriyle, açılarıyla yakalayıveriyorsunuz. Kameramın yanımda olmasını egzotik bir lokasyonda çok da karmaşık olmayan bir görüntüyle çalıştığınızda işte bu derdirten enstantaneler yakalayabiliyorsunuz. Gördüğünüz herşeyi çekip sonra bilgisayara atıp istediğiniz her şeyiüzerine oturtabileceğinizi fark ediyorsunuz. İşte MONSTERS böyle doğdu”.
İşte bu aşamada Edward’ın ajansı Vertigo firması ile film yapımı konusunda görüşmeye başlamış. Allan Niblo ve James Richardson görsel efektler konusunda yetkin ve çok başarılı bu genç ismin hikâye anlatmak konusunda da ne kadar yetenekli olduğuna o zaman karar vermişler.
Richardson Edward’ın yeteneğini şöyle açıklıyor. “Gareth’ın İngiltere’deki ajansı bize o güne dek hazırladığı felaket filmleri, seller, fırtına efektlerinde oluşan bir tanıtım göndermişti. Bu görüntülerin dışında daha once bir bilim kurgu kanalı için hazırladığı bir dakikalık kısa filmi de gönderilen malzemenin içindeydi. Sadece CG konusunda çok yetenekli değildi… Bir dakikalık bir yarışma filminde bile harika bir atmosfer yaratabileceğini ve drama konusunda da yetenekli olduğunu ispatlıyordu. Bizi asıl çılgına çeviren ise bütün bu efektleri kendi dizüstü bilgisayarında yapmış olmasıydı,” diyor Niblo. “Büyük bir stüdyo çalışması değildi, büyük paralar harcanan bir post prodüksiyondu da yoktu. Ona bizimle film yapmak isteyip istemediğini sormamız gerekiyordu.”
Edwards hikâyesine şöyle devam ediyor: “Tatilde rastladığım ve çok etkilendiğim balıkçılardan çıkardığım hikâyenin ardından bir film yapımına nasıl yaklaştığımı gören Vertigo hikâyeyi beğendi ve filmi yapmaya karar verdi. 3 ay boyunca hikâye üzerinde çalıştım ve hepimiz mutlu olana dek senaryoda gereken değişiklikleri yaptım.”
Jurassic Park, ET ve diğer Spielberg klâsikleriyle büyüyen bir nesilden olan, Edwards o güne dek yapılmış en gerçekçi Yaratık filmini yapmak istiyordu. “Aynı zamanda filmin içinde bir aşk hikâyesi de yaşatmak istedim. Bilim kurgu filmlerinde yaratıklardan oluşan ve tamamen olması imkânsız bir hikâyedense gerçek insanların yaşadığı bir hikâyeyi anlatmayı amaçladım. Yaptığım araştırmalarda Jupiter’in aylarından biri olan Europa’da hayat olması bilim adamları tarafından ve NASA tarafından kabûl görmüş en yakın uzaylı hikâyesinin kurgulanabileceği yerdi. Pekâlâ oraya material toplamaya gönderilmiş bir uzay mekiği dönüş yolculuğunda dünyaya düşüp taşıdığı micro organizmaları etrafa saçabilirdi. Benim hikâyemde de Meksika Okyanusu bu mikro organizmalardan etkilenip dünya dışı varlıkların yerleşim bölgesi haline geliyordu. Gerçekçi bir istilâdan bahsetmek mümkündü…”
“Filmim normal bir yaratık filminin bittiği yerde başlıyordu. Mekik kazasından altı yıl sonra çekeceği yaratık fotoğraflarıyla zengin olmayı plânlayan bir gazeteci olan Andrew Kaulder (Scoot McNairy) normalde bir göç yolu olan Meksika Amerika arasındaki yasak bölgeyi geçmeye çalışacaktı. Fakat son dakika patronun kızı olan Sam’i (Whitney Able) de Meksika’dan Amerika’ya geçirmesi istenir. Kaulder onu eve ulaştırmaya yardım edecektir.”
Edwards filminin iki başrol oyuncusunun da filmin teması gibi gerçeğe olabildiğince yakın olmasını istemiş. “Gerçek hayatta sevgili olan iki oyuncunun başrolü paylaşmasını istedim Böylece birbirlerine alışmaya çalışmayacak, kimyalarının uymama riski olmayacak ve herşey daha gerçekçi olacak diye düşündüm.” 
“IN SEARCH OF A MIDNIGHT KISS” filmindeki rolü ile büyük beğeni kazanan Scoot McNairy gerçek hayattaki kız arkadaşı Whitney Able ile birlikte çalışma fırsatını yakalamaktan çok mutlu olduğunu söylüyor. Bu her iki oyuncu için de ilginç ve değişik bir tecrübe olacaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s