GÖSTERİM TARİHİ: 22 NİSAN 2011
DAĞITIM: MFP – CINEGROUP
TÜR: Komedi – Dram
YÖNETMEN: Adem Uğur
YAPIMCI: USTA YAPIM – Zayide Bülbül / Ömer Özkoca / Okay Tekin
OYUNCULAR:  Abdullah Şekeroğlu, Halil İbrahim Kalaycıoğlu, Aydan Burhan
                                                                                                                                                                             
Medeniyetlerin asırlar boyu dostça, kardeşçe, yan yana yaşadığı Doğu Anadolu’muzun güzide kenti Şehr-i Elaziz yani Elazığ’da arkadaşlık, dostluk, kültürel bağlar ve sağduyu hiç bu kadar önemli olmamıştı. “Çok mu Komik?” kendine özgü bakış açısı ile kendi içinde bu değerleri harmanlayıp, izleyiciye ‘kim haklı, kim haksız’ sorusunu sordurmadan, çözümünü yine kendi içinde üreten bir anlayış sunuyor.
Öykü, günümüzün 500 bin kişilik kentinde, 1970lerin son yarısında geçen bir yaşanmışlığa tanık ediyor bizi. “Geçmişin değerlerini taşıyan ve farklılıklarına karşın nesillerdir bir arada yaşamayı başarmış, gece gündüz demeden birlikte ağlamış, birlikte gülmüş, acılara ve sevinçlere birlikte ortak olmuş bu insanlar arasında, her zaman, her durumda birbirine destek olan, Nazmi, Halis ve Düzgün (Abdullah Şekeroğlu) ‘ün öyküsü anlatılmakta bu sımsıcak filmde. Aynı avluda doğmuş, gözlerini aynı taşlı avluda açmış, aynı mahallenin tozlu topraklı sokaklarında büyümüş, çocukları birlikte geçmiş bu üç arkadaş, zaman içinde farklı yaşamlar kurarlar kendilerine.
Kendine özgü düşünme, konuşma ve davranış tarzı ile Düzgün, bu arkadaşlık çatısının en tepesinde dururken, zaman zaman Nazmi ile Halis arasında arabuluculuk yapmak görevini de üstlenmektedir. Bu arada, Hüseynik’e dışarıdan gelen bazı kişiler yıllar boyu Alevi’yi, Sünni’yi, Hristiyanı, Müslümanı, Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi incitmeden bağrında yaşatmış, bu kardeş medeniyetleri severek ve benimseyerek içine sindirmiş olan ahalinin ve üç arkadaşın yaşama ve birbirlerine bakışları değiştirmesine neden olur. Oysa, Nazmi’nin oğlu ile Halis’in kızı ile evlenmeyi düşlenmektedir. O güne dek birlikte ağlayıp birlikte gülen, sofrasındaki azığı bir kardeş gibi komşusuyla bölüşen, birbirlerinin çocuklarına kirve olan, hatta dillere destan sevdalara kucak açmış, bu sevdalara ortak türküler yakmış, birbirlerinden kız alıp vermiş, karma medeniyetlerin ortak yaşantısını mezhep çatışmasına çeviren başkaları, insanların üç günlük sevecen dünyalarını çekilmez ve yaşanmaz hale getirmiştir.

Başkalarının çabaları ve gücü, “mutlu son”u değiştirebilecek midir? 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s