Yönetmen Patrick Lussier ve yazar Todd Farmer, birlikte hazırlayacakları ikinci projeyi daha ilki, My Bloody Valentine 3D gişede başarı kazanmadan önce tasarlamaya başlamışlardı. Dünya çapında 100 milyon dolardan fazla hasılat yapan korku filmini çekmenin kazandırdığı deneyim, onlara yeni yeni gelişen 3-D formatının daha derinine inmeleri ve teknolojinin nereye kadar gitmelerine olanak sağlayacağını görmeleri için ilham verdi.

Konuşmanın yönü ikisinin de çocukluklarından beri sevdikleri, adrenalin yüklü aksiyon filmlerine kaydığında, Drive Angry/İntikam Yolu’nun fikri doğmuş oldu. “Todd’la birlikte bir sonraki projemizin ne olacağı konusunda beyin fırtınası yapıyorduk,” diyor Lussier. “1967’den 70’lerin ortalarına kadar yapılmış, Steve McQueen ve Charles Bronson gibi isimlerin rol aldığı aksiyon  filmleri hakkında konuşmaya başladık. Bu filmlerde metalin metalle mücadele ettiği, harika araba takip sahneleri vardı. O zamanlar bilgisayar destekli görüntüler yoktu; o yüzden arabaların içinde, onları mümkün olan en hızlı biçimde süren adamlar olduğunu biliyordunuz. Biz de bu havayı 3-D ile yakalamak istediğimize karar verdik.” 

Farmer ve Lussier başarılı korku filmleri yazmıştı. İkisi de aksiyon türünde şimdiye dek herhangi bir deneyim sahibi olmadıkları halde, ikisi de uzun süredir türe hayrandı.  “Yazmak için L.A.’e taşındığımda, aksiyon filmleri yazacağımı düşünüyordum,” diyor Farmer. “Büyürken izlediğim türde filmler yazmak istiyordum ama artık o tarz filmleri çekmiyorlardı. O filmlerin en ilginç yanlarından biri, kahramanın her zaman iyi biri olmayışıydı. Bugünlerde, kahraman tertemiz olmalı ama benim kitabımda kimse tertemiz olamaz. Kahraman kötü adam olduğunda, yazması da eğlenceli oluyor. Bu, oyuncuların diş geçirebilecekleri roller yazmamıza olanak tanıyor.”
1970’lerin tarzında bir yol filmine 3-D teknolojisi eklendiğinde, heyecan faktörünü arttırabileceklerini ve izleyicileri yarattıkları hareket ve şiddet dolu dünyaya çekebileceklerini fark ettiler. Lussier “bu bir aksiyon filmi, bir yol filmi, 70’lerin filmlerine bir dönüş,” diyor. “Böyle bir şey daha önce 3-D ile yapılmamıştı. İzleyiciyi Nic Cage’le birlikte direksiyon başına geçiriyoruz. Amber Heard ve Billy Burke’le karavana binip bir temiz dayak yiyecekler.”  

Teknolojiyi ve tekniği bu düzeye taşımak, Lussier ve Farmer’ın seve seve kabul ettiği bir sınavdı. Farmer, “Daha önce öğrendiklerimizin üzerine bir şeyler koymaya karar verdik çünkü bu bizim çıktığımız ilk rodeo değil,” diyor. “Bazı 3-D filmler 3-D’nin cazibesine sırtını yaslar, bazıları da insanı içine çeker. My Bloody Valentine biraz daha cazibeye dayalı olabilir ama teknoloji o kadar geliişti ki o zamandan beri yapılan filmler eşsiz bir dünyaya bakış halini aldı. Drive Angry/İntikam Yolu ile, ikisini de yapmak istedik.”

Yapımcılar yola kızını kurtarmak için hapisten kaçan bir kötü adam olan anti kahramanları John Milton’la çıktılar.  “İntikam arayışındaki normal bir adam ve onu bulacak.” diyor Farmer. 

Ama kısa süre sonra, Lussier ve Farmer öyküyü ayakları yere basan bir dramdan doğaüstü bir ödeşme arayışına dönüştürdü. Milton’ın peşinde olan ve Muhasebeci olarak anılan karanlık figür, evrim geçirerek güçlü ve sıra dışı bir güce dönüştü. “Sonunda, Muhasebeci karakteri Milton’ın geldiği yerde değişti,” diyor Lussier. “Karaktere doğaüstü bazı özellikler verdik ve bu da bizi Nic’in karakterinin… başka bir yerden geldiği fikrine götürdü..” 

Farmer, “Fikir üzerinde konuşurken, peki ya kaçtığı yer hapisane değilse? diye düşündük,” diyor. “Ya Cehennem’se? Görselleri bir düşünsenize!”

Ellerinde senaryoyla görüştükleri, fikri cazip bulan çok sayıda yapımcı arasında Michael De Luca da vardı. Hollywood’un en üretken yapımcılarından biri olan De Luca’nın imza attığı filmler arasında Ghost Rider, 21, eleştirmenler tarafından beğenilen Brothers ve yakında gösterime girecek olan Priest, Moneyball ve Fright Night bulunuyor. “Mike De Luca’dan istediği değişiklikleri içeren notlar istedik,” diyor Farmer. “Hiçbir şey yoktu. Sadece, çekelim şunu dedi. Bunu daha önce hiç duymamıştık.” 

De Luca şöyle anlatıyor: “Senaryoyu okuduğumda, filme almamız gerektiğini biliyordum. Benim izlemek istediğim türden bir filmdi. Ayrıca, arabaları çok seven Nicolas Cage’in de senaryoya bayılacağından emindim.”

Yapımcılar, John Milton için gözlerini Akademi Ödülü sahibi oyuncuya diktiler. Lussier, “De Luca’yla ben Drive Angry/İntikam Yolu’nu Nic’le konuşmaya başladığımız anda, filme bizim kadar tutkuyla yaklaşacak bir ortak bulduğumuzu biliyordum,” diyor. “Filmimiz için kusursuz bir kahraman olacaktı.”

Paranormal olaylara karşı ilgisi uzun süredir bilinen Cage, Ghost Rider, Knowing ve The Sorcerer’s Apprentice gibi filmlerde doğaüstü temalara el atmıştı. “Ama bu senaryo beni çok şaşırttı,” diyor Cage. “Daha önce okuduğum hiçbir şeye benzemiyordu ve bu harikaydı. Beni epey rahatsız etti ve ilgimi çekti. 

“Drive Angry/İntikam Yolu adrenalin, yoğunluk ve komedi dolu,” diye ekliyor. “Filmin gittiği uç noktaların yanında komik bir çizgiye de sahip olması hoşuma gidiyor. Bu karışık tavrından utanmıyor. Bazı sahnelerde insanların kendilerini tutamayıp güleceklerini umuyorum. Bu kesinlikle gece yarısı seansına gelen izleyiciler için hazırlanmış bir film; ben de gece yarısı seyircisi için film yapmayı seviyorum.”

Drive Angry/İntikam Yolu’nda John Milton genç ve güzel bir kadının sürdüğü, takviye edilmiş bir arabayla ülkeyi boydan boya geçiyor. “Bu bir intikam ve bağışlanma yolculuğu, Milton da gizem içinde bir gizem,” diyor Farmer. “Bunu, Milton’ın olayının ne olduğunu asla tam olarak bilemeyeceğiniz şekilde tasarladık. Kendisine kızını hatırlatan güzeller güzeli genç bir kadınla güçlerini birleştiriyor. Ama ülke boyunca yapılan bu yolculukta cinsel bir yan yok. Bu, özünde bir baba kız hikâyesi—bol R sınıfı aksiyon, kan, çıplaklık, seks ve başka her şey.” 

Yazarlar, öykülerini taşıyacak dört benzersiz karakter oluşturdu. Lussier, “Burada sıra dışı olan şey, her karakterin bir dereceye kadar kötü olması,” diyor. “Billy Burke’ün oynadığı baş kötü, Jonah King tamamen kötü ve acayip eğlenceli bir tip. Milton’a yolculuğunda katılan Piper, dinle ilgisi olmayan, şiddete meyilli ve seksi. William Fichtner’in canlandırdığı Muhasebeci, Milton’ı adım adım takip ederek Milton’ın görevi ne olursa olsun onu avlamaya çalışıyor. İşi Milton’ı Cehennem’e geri götürmek. Onu götürmeli ki hesaplar dengelensin. “Yanılayım demeyin, Milton çok kötü biri,” diyor Lussier. “Asil bir iş yapmaya çalışan kötü bir adam. Cehennem’e gitmeyi hak etmiş. Oraların bürokrasisini yürütenler onu geri götürmek için ne gerekiyorsa yapıyorlar ve peşinde olduğu şeyi veya nedenini zerre kadar umursamıyorlar.”

Milton ve Muhasebeci, pek çok açıdan benzerlik taşıyor ve avcıyla avın klasik yakınlığını taşıyorlar. Farmer “Bir bakıma ikisi aynı kişi,” diyor. “İkisi de hedef odaklılar. Milton bebeği geri almak istiyor; yoluna kim çıkarsa çıksın, kimi kullanırsa kullansın, kime eziyet ederse etsin, çiğnesin, öldürsün önemi yok. Muhasebeci de Milton’o geri almak istiyor; bunu başarması neye mal olursa olsun. Ve ne gariptir ki, filmin sonuna doğru ikisi de başarılı olmak için birbirlerine yardım etmeleri gerektiğini anlıyor.”

Altı eyalette zamana karşı yapılan bir yarışta yol boyunca ortalığı birbirine katarlar. Farmer “İnsan doğasının gerçekten karanlık, korkutucu bir yanı var,” diyor. “Dediğim gibi, bu herkesin, kahramanın bile kötü olduğu bir film. Ama kötülük derecelerini yazmak bizim için, canlandırmak da oyuncular için çok eğlenceli oldu. Özünde bir bağışlanma hikâyesi ama başladığında tüm karakterler tehlike altında. 

“İzleyici kitlemiz aksiyon merkezli, heyecanlı yolculukları seven ya da güçlü baş kadın karakterler görmek isteyenlerden oluşuyor,” diye devam ediyor. “Amber Heard, Piper rolünde silah kullanmaktan ya da yumruklarıyla bir adamı yere yıkmaktan korkmuyor. Yapması gereken şeyleri yapmak için ne gerekiyorsa yapıyor.”  

Lussier ve Farmer, kendileri için senaryo yazdıkları ve bunun izlemek istedikleri türden bir film olduğu konusunda aynı fikirdeler. Yönetmen “Bunu bir lunapark treni olarak düşündük,” diyor. “İnanılmaz derecede şiddetli, tehlikeli, haşin karakterler hakkında ama en önemlisi, eğlenceli. Arkanıza yaslanın, emniyet çubuğunuzu kiiltleyin ve enfes bir yolculuğa hazır olun..” 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s