Çarpış-ma…

Posted: Ocak 31, 2011 in Çarpışma, Crash, Edebiyat

Tüm olumsuzluğuna rağmen; hissetmeye…
Nefretle doldurulmuş boş mermi kovanlarıydı sanki açık renklilerce koyu renklilere doğrultulan… Ve Siyahi de olsa KaDıN olmaktı; anlatmak, anlaşılmak için…
Sarı Mersedeslerimize astığımız nazar boncukları mıydı Voodoo büyüleri ya da küçük Kurancıklar…? Nedenini bilmeden yolunu değiştirmek istediğin karışık sokaklarda üşürdün hep; ne kadar çıkmaz o kadar soğuk…
Ve defalarca değiştirilen kilitler, rengi beğenilmemekten…
Yine de Baba… Kanın artık sıcak bile değil sanırken, kanının sıcaklığı damarlarını acıtırdı…
Öldüren eller ve parmaklar otoyoldayken; siyah bir arabanın gücüyle, güçlü bir Adamın Siyahlığında KeNDiNLe kalmışken, SeN… Ve inanç, SeN olmayanlara; Diğerlerinden Biri olmak dışında bir suçu olmayanlara… Yavaş bir yavşaklık işte Dünyanınki… Keyfin kıkırtısından, telsiz cızırtılarına nemli bir geçiş; önce gururlu KaDıNLıĞıNDaN ve cesur ama sadece ölene kadar o Beyaz eller ve parmaklarla; bir otoyolda, kaldırımın kenarında…
Gülümsemenin ciddiyeti anlaması ne kadar sürer ki…?
Ölmemek için gülümsemeli mi, pişkinlik mi, inkar mı…?
Güçlü Erkek bacakları aralık, elleri Siyah güçlü arabasında ve SeN…
Ölmek için sebebin, iki bacak aranda…
Öldün işte, bir otoyolda, kaldırımın kenarında…
    Terk…
Fark etmek ve terk etmeyi cümlelemeye çalışırken; terk edilmek…
Yatakaltı kâbuslarında, Minik Kız nefesleri ve görünmez kanatlarıyla uçan periler… Çalıntı kanatlarla uçtuğumuz DüŞ’lere bulaştık, boğazımıza kadar… Ve kanatsız artık periler… Görmemenin rahatlığıysa omzumuzdaki pelerinler…
Kilitsiz kapılar ve kilitlenmiş Kader miydi kırık camlardan yansıyan Persli göz yaşları…?  Kanatsız periler buzdolabındaydı; kırıklıktan muaf… Buzdolabında ekşimiş SüT SeN ve hep en sevilen çocuk SüT Kardeş…
Yapılan son şey midir gerçekten son, yoksa Akılda son kalan mı…? Aslında kaşık yok çünkü hizmet dışı kullanım…
Uzun bir otoyolda, şeritleri uç uca eklemek gözlerinin yaşlarıyla… Gerçi ölmüşken…? Sahi bir daha, bir daha ölebilir mi insan ya da KaDıN ya da Erkek…
Ölmüşken bir otoyolda kaldırımın kenarında SeN, yine bir otoyolda Yeşiller içinde ve nemli yine…
Umudun elleri kirli olur muydu hiç ya da Ölümün de olsa meleklerinin elleri…?
Bir kere ölmüşken SeN, ölebilir misin ki tekrar tekrar, Tenine değse de… 
Her bir Kar tanesini bir Melek indirirmiş yeryüzüne; derler ki Kar yağarken dilek tutun, Melekler gökyüzüne boş dönmesin diye…                        
BiZ  yine de Çarpışmasak mı . . . ?

morkivrimlipembebeyincik‘den alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s