Pretty Little Liars

Posted: Ocak 27, 2011 in Dizi, Kritik, Lucy Hale, Pretty Little Liars


Yalanlar, Mesajlar ve Sırlar!   

Beş liseli kız; birbirinden ayrılmayan, tüm sırlarını paylaşan, aralarından kardeşlik bağı olan beş kız, bir pijama partisindedir… Hepsini bir arada toplayan Allison önderliğinde partinin sonuna gelmişlerdir nerdeyse… Uyurlar… Uyandıklarındaysa Allison ortada yoktur… Kaybolduğunun ortaya çıkması da çok sürmez. Bir sene sonrasına döneriz… Allison’un evinin bodrumunda cesedinin bulunmasıyla, olay sonrasında birbirlerinden kopan dört kız yeninden bir araya gelir… Cenaze sebebiyle yaşanan bu yanyana gelişi kabusa çeviren ise dördüne birden gelen bir mesaj olur… Cep telefonlarına gelen mesajda bulunan imza “A”dır… Ve çok bilinmeyenli denklem böylece start alır…

Bu start, 8 Haziran 2010 itibariyle ABC’nin yeni gençlik dizisi olarak başlayan “Pretty Little Liars”a ait elbette… Bir roman serisinden uyarlanmış gençlik dizisi olarak yaz döneminin parlak başlangıcını yapan dizi daha ilk bölümlerinden kanalın memnuniyetiyle 12 bölüm daha kopararak, ilk sezonunu 22 bölüme çıkarabilmeyi başaran ender yapımlardan biri konumunda. Gençlik dizilerinin az olduğu dönemde, tutmuş ve sevilen bir romanı arkasına alan yapımın ulaştığı başarı da elbette tesadüf değil.

Sara Shepard’ın aynı adlı roman serisinden uyarlanan dizi, özetle karanlık sırlara sahip bir karakterin “A” adını kullanarak her yoldan geride kalan dört kıza yaşattığı kabusları konu alıyor. Shepard’ın 3 Ekim 2006 yayınlanan ilk kitapla başlayan serisi, 8 Haziran 2010 itibariyle onuncu kitapta son bulmuş ve genç kuşağın ilgi gösterdiği diziler arasında anılır olmuştu. Diziden söz ederken yakın tarihli bir filmden de söz etmek gerekiyor… Korku sinemasının en çok tutunduğu, teen slasher gerilim türünün beslenme kaynağı olan bir topluluk ve onların paylaştığı sırlar konusu bilindiği üzere bolca işlenmişti. Bunlardan sonuncusu olan 2009 yapımı “Soriority Row” da bir kızkardeşler grubunun şaka yapalım derken işledikleri cinayeti örtbasını anlatırken, aynı şekilde kızlara tek tek ulaşan bir katili de adım adım finaline doğru yöneltiyordu. Kaynak olarak belirtilmese de, filme fikir verenin de aynı roman serisi olduğunu tahmin etmek güç değil…

Gelelim izlediğimiz kızlara; tüm kızları birleştiren elebaşımız yani Allison, okulun en popüler kişisi konumunda… Herkesin birleştiricisi ve sırlarının sahibi… Yaşarken görebildiğimiz birkaç sahne dışında, geçmişi hatırladığımızda ortaya çıkıyor ve ölüp ölmediğinin, A mesajlarının sahibinin o olup olmadığının cevaplarını bolca aratıyor…

Allison olayından sonra uzaklaştığı kasabaya tamda herşeyin ortasında geri dönen Aria, barda tanışıp aşık olduğu adamın edebiyat öğretmeni olduğunu görüp üzülmekten muzdarip gözü yaşlı kızımız, ayrıca ailesinin de hızlıca çatırdamaya doğru gidişinden dolayı huzursuz ve mutsuz… En zoru da babasını başka bir kadınla öpüşürken görüp, bu sırrı saklaması…

Allison’un kayboluşundan hemen sonra, hızla zayıflayarak popüler kız olan sarışınımız Hanna ise, iki arada bir derede karakter… Bir yandan sorunlarla boğuşurken, diğer yandan popülaritesinin gereklerini yerine getirme konusunda teredütleri ve parasızlık, en sonunda da mağazan gözlük çalmasıyla ilk bölümlerden sorunlu kişiliğimiz ve hayatın acı gerçekleriyle burun buruna gelen ilk karakterimiz…

Diğer kızlara göre daha aklıbaşında ve sıradan görünen yüzücümüz Emmy ise, kızlardan hoşlanabileceği gibi bir hayati sırrı barındırıyor… Allison’la öpüşmesi bir yana, yeni komşuları Maya ile öpüşürken çekilen fotoğrafla, asker kızı olarak yeni bir kabusa göz kırpıyor…

En zeki ve sportif kızımız Spencer ise ablasıyla yaşadığı rekabetten muzdarip, onun erkeklerini çalmaya çalışan, diğer kızlara göre daha fazla sır bilen olarak hem A ile, hemde ablasıyla boğuşuyor…

Diğer yan karakteriyle çok uğraşmayan, sürekli beş kızın yaşadıklarına odaklanan dizi, Allison cinayetinin soruşturmasını yürüten dedektifin sık sık okula gelip yaptığı sorgulamalar ve aramalarla da polisiyeyi de ihmal etmiyor… Şimdilik 10 bölümü yayınlanan “Pretty Little Liars”, kalan 12 bölümün çekimlerinin tamamlanmasının hemen ardından ekranlara döneceği günü bekliyor… Birbirinden farklı tip ve fizikte dört kızla, her nabza şerbet vermeyi de ihmal etmeyen dizi, özellikle Aria’yı oynayan Lucy Hale’in yaşayacağı tırmanışın ilk adımlarını da barındırıyor denebilir…

Gençlik dizisi arıyor ve Gossip Girl’deki aşırılıklardan rahatsızsanız sırlar dolu bir kardeşlik bağı en ince yerinden kopmak üzere sırların bir bir açığa çıkmasını bekliyor… Şahit olmanız için halen vakit var…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s