Sinemalife Ahmet Kaya’ya sayfalarını açtı!

Posted: Kasım 21, 2010 in Ahmet Kaya, Sinemalife
3 yaşına adım atmanın sevincini yaşayan Türkiye’nin İlk Online Sinema Dergisi Sinemalife, 10 yıl önce aramızdan ayrılan ‘Sürgündeki Adam’ Ahmet Kaya’ya sayfalarını açtı. Sinemalife, şarkıları, duruşu, muhalif kimliğiyle fenomen olan Ahmet Kaya’nın hayatını anlatan, “Uçurtmam Tellere Takıldı” adlı belgeseli kapak yaptı.
Sinemalife’da Hrant Dink, Kazım Koyuncu belgeselleriyle öne çıkan Ümit Kıvanç’ın yönetmen koltuğuna oturduğu “Uçurtmam Tellere Takıldı” belgesel üzerine Kıvanç ve Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya ile söyleşi de yer alıyor. Kıvanç söyleşide, bugüne kadar Ahmet Kaya’nın en az 10 filmi yapılmalıydı derken, “Eğer kahrından ölmek diye bir şey varsa Ahmet Kaya kahrından ölmüştür” diyor. MGD’nin ödül gecesinde Ahmet Kaya’nın “Kürtçe şarkı yapacağım” sözü üzerine salonda çatal bıçak fırlatılmasını ve otelden normal yollardan çıkarılmamasını mizansen olarak değerlendiriyor yönetmen. Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya da Sinemalife’a verdiği söyleşi de, eşini en verimli yıllarında kaybettiğini bu yüzden uçurtmanın tellere takıldığını belirtiyor. MGD’nin ödül gecesinde, Ahmet Kaya’ya yapılanların ülkenin kırılma noktası olduğunu söyleyen Gülten Kaya, hayatı boyunca tüm çabasının bir daha asla kendi kimliğinden vurulmaması olduğunu söylüyor.
Bu iki söyleşinin yanında Sinemalife Yazarı Deniz Keziban Çakıcı’da Ahmet Kaya’nın son gününü kaleme aldı. Sanatçının son gününde yanında olan Çakıcı yazısında, Ahmet Kaya’nın doktor kontrolünde yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Gün boyu bir doktor odasından çıkıp diğer doktor odasına, bir kontrolden çıkıp diğer kontrole girdik. Çocuksu bir mahcubiyet içinde, giyindi-soyundu, tepeden tırnağa muayene edildi. Her girdiğimiz odada ve her katıldığımız kontrolde çocukça bir sabırsızlıkla çıkıp gitme telaşı içindeydi. Doktorların ne dediklerinden çok ‘ne zaman bu işkence’nin biteceğiyle ilgiliydi. Onlar ne derse desin Ahmet ‘tamam mı, bitmiş mi? Bu son doktor mu?’ diyordu.” Yazısını tamamlamakta güçlük çeken Çakıcı, sanatçının son akşamına ilişkin şu notlar düşüyor: “Ahmet’in oturduğu salona hep birlikte dönüp ana haber bültenini izlerken hangi haberin aslında, ne dediğini konuşuyoruz. ‘Ne olur, ne olur ki şimdi, şu an, ilk kalkan uçağa binip dönsem?’ diyor Ahmet, oturduğu koltuktan çocukça bir heyecanla ayaklanıp. O gece boyu Türkiye’nin aranmadık bölgesi ve Avrupa’nın aranmadık kenti kalmadı herhalde. Tüm eşini dostunu telefonla arıyor.” Deniz Keziban Çakıcı’nın Ahmet Kaya’dan duyduğu son cümle ise, “tabanlarımın altında ecel dolaşıyor, o kadar tabanlarımın altında dolaşıyor ki ecel, evde bir başıma dolaşmaktan vazgeçiyorum” oluyor.
Ahmet Kaya’ya sayfalarını açan Sinemalife’da ayrıca, Başbakanlık Teftiş Kurulu raporlarına göre senaryolaştırılan bir anlamda Jitem’in işkence yöntemlerini anlatan ‘Kayıp Özgürlük’ filminin yönetmeni Umur Hozatlı söyleşisi de yer alıyor. Derginin kasım sayısında, Haluk Bilginer, Sigaurney Weaver ve Alejandro Gonzalez İnarritu zoom sayfalarına konuk oldu. Öte yandan ‘Ne Varsa Eskilerde’ ve animasyon severler içinde ‘Düş Perdesi’ başlıklı köşeleri de bu ayda takip edebilecek. Masal Perdesi, To Be Continued, Kült Diye, Kayıp Bakışlar, köşeleri ile de sinemaya farklı bir pencereden bakacaksınız. Vizyondakiler, beyazperdeden haberler, pek yakında girecek filmlerin de yer aldığı Kasım sayısında yeni çıkan DVD’ler ile gösterimdeki filmlerin eleştiri yorumlarını da bulmanız mümkün. DVD ödüllü yarışma sayfasında okuyucuyu sürprizlerin beklediği http://www.sinemalife.com bir tık uzağınızda!..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s