Blood: The Last Vampire / Son Vampir

Posted: Ocak 5, 2010 in Blood: The Last Vampire, Chris Nahon, Kritik, Son Vampir
Yarı ırkına düşman 400 yıllık bir ruh…
2000 yılında yapılan animesiyle büyük beğeni toplayan, ülkemizde dvdsi çıkmış birkaç animeden biri olan “Blood: The Last Vampire” 9 yıl sonra bu kez ete kemiğe bürünmüş halde beyazperde de. Hemde oyuncusundan yapımcısına kadar bol uluslu bir ekip tarafından arzı endam halinde. Halihazırda zaten başarılı bir animeyi uyarlamanın faydası nedir demek lazım öncelikle. Çizgi romanların uyarlanmasına alıştık, oyunlarında ama zaten iyi örneklerinin filmden daha çok film olduğu, çizgi film havasının hissedilmediği animelerin uyarlanması daha en baştan gereksiz bir çaba gibi. Zira çoğu Japon animesinin gerçek dışılığı çok iyi kullanmasını da bunu eklersek, aynı havayı yakalaması zor gibi görünüyor mantıkta…
Yeniden çevrim bu zorluğun farkında olarak atıyor tüm adımlarını. Animedeki malzemeyi işleyerek daha da derinleştirerek bunun bir nebze de olsa önüne geçiyor. Özellikle grafik şiddet sahnelerinde seyir zevkini yükselterek izleyicisini mest ediyor. Öyküsünü de sağlam kuruyor ki sadece o sahnelerden ibaret olarak kalınmasın, o şekilde anılmasın…
16 yaşındaki güzel kız Saya’nın dış görünüşünün altında yatan 400 yıllık ruhunun mücadelesi ve bir intikam, bir kan savaşı “Son Vampir”… İnsan ırkından bir baba ile vampir annenin kızı olarak yüzyıllarını samuray tekniklerini kullanarak vampirleri dünyadan temizliyor. Çalıştığı gizli örgüt tarafından Tokyo merkezinde bir Amerikan üssüne gönderilmesiyle başlar Saya’nın öyküsü…
1970 yılında geçen öykünün Metro sahnesi ile yapılan açılışı Saya’nın yeteneklerini bize gösterir ilk elden. Sonrasında gelen temizlik ekibi ve siyah gözlüklü adamlarla her şeyin ortasında kalmış yalnız bir ruh görürüz… Yarı ırklarının toplamından yeni bir ırkta olmaz, yeni bir hayat da doğmaz. Bildiğimiz yalnız kovboydur Saya… Hatta yalnız samuray…
Tokyo’da olmak ona yeni bir fırsat da getirir. Vampirlerin şeytani atası Onigen’le karşılaşmak ve onu yenmek için tek şansdır ve elbette işe koyulur… Bu süreçte bir de arkadaşlık kurar. Hem de ilk kez bir insanla… Üssün generalinin kızı Alice ile koyuldukları yol sonunda Onigen’le beklenen karşılaşmalarına kadar gidecektir.
Animeden alınan metnin üzerine bir şeyler ekleyerek derinleştiren “Blood” sıkmadan bol kavga dövüş ve güzel bir grafik şiddetle fantastik dünyayı da iyi betimleyen, finalini de o yönünü kullanarak atan bir film olarak keyifle izleniyor elbette. Aksiyon izleyicelerini bolca memnun edecektir pek yeni bir şey sunmasa da.
Son dönemde alışık olduğumuz yarı ırk ve insanların yanında yer alan vampir öyküleri dolayısıyla pek bildik bir görüntü çizen “Son Vampir”in en kötü yanı ise insanın bu derece yüceltilmesi oluyor çoğu zaman. Oysa iyi bir başlangıç yapılıyor okul konuşması sahnesiyle. Saya’nın “Tanrı, sorumsuz baba” cümlesiyle derinleşme fırsatı da yakalansa da heba olup gidiyor. Animesinde son derece karizmatik ve özgün bir karakter olan Saya biraz tek boyutlu ve sıradan hale geliyor maalesef. Zira serde insanı yüceltme çabası olunca yapacak bir şey yok. Son dönemde insanlığın hizmetinde olan tuhaf yaratıklar filmlerinin sayısı artınca da Saya’nın kazanmaktan başka çaresi kalmıyor…
Luc Besson senaryosu ve yapımcılığında Jet Li filmi “Kiss of The Dragon” ile 2001’de ilk filmini yöneten, 4 yıl sonra çok satar roman uyarlaması “Kurtlar İmparatorluğu” ile aksiyon konusunda sınıfı geçen Chris Nahon’un yönettiği film çok uluslu ekibiyle göze çarpıyor demiştik. 3 ülkenin ortak yapımcılığının yanı sıra oyuncularının milliyetleri sebebiyle de Birleşmiş Milletler görünümündeki künye perdeye de olumlu yansıyor. Zaman ve mekanın sağlaması konusunda doğrulama sağlayan film gücünü de elbette başkarakteri Saya’yı ete kemiğe büründüren Gianna Jun’dan alıyor.
Daha fazlası için animesine yönlenilmesi gereken “Son Vampir”, aksiyon severleri dört gözle bekliyor… Oldukça estetik sahnelere ek olarak “Requem for a dream” müzikleriyle her daim sevgimizi kazanmış Clint Manseel tınıları da cabası…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s