3 Gün İçinde Öleceksin 2 / In 3 Tagen bist du tot 2

Posted: Ocak 5, 2010 in 3 Gün İçinde Öleceksin 2, In 3 Tagen bist du tot 2, Kritik
Cevapsız Aramalar, Rüyalar ve Kayboluşlar
Elin Norveçlisi klişe bir film çekip korku filmi fanatiklerine yediriyor diye tanımladığım “Şeytanın Oteli” serisiyle benzer kaderi paylaşan “In 3 Tagen bist du tot” serisinin devam filmi de vizyon görmeden ev sinemasında. 2006 yapımı ilk filmin yaygın dağıtıma girmesi sonrası devamı aynı ekip tarafından getirilen “3 Gün İçinde Öleceksin 2” gariptir aynı başarıyı gösteremeyenlerden. Yine de her an dağıtımcıların bir sürpriz yapıp filmi gösterime sokması da olası.
2006’da tanıştığımız Avusturya yapımı film, “3 Gün İçinde Öleceksin” yazılı mesajı alan Nina ve arkadaşlarının aptalca şakaya maruz kaldığını düşünürken ertesi sabah ayaklarına beton blok bağlı şekilde göle atılmış bir arkadaşın cesediyle karşılaşmalarıyla kabusa dönüşüyordu. Çıkış noktasını meşhur “Cevapsız Arama” serisinden alan film bolca klişe ile nihayete erse de özellikle Nina rolündeki Sabrina Reiter’ı başarılı oyunculuğuyla gözler önüne sererek fark edilmesini sağlıyordu. Her yeni cinayetin bir öncekinden vahşi gerçekleştiği film olarak vizyondan geçip giden ve doğal olarak unutulan film, yapımcıları tarafından unutulmamış, 2 yıl sonra bir devam filmi gelmiş.
Aynı yönetmen ve senarist başta olmakla üzere aynı ekiple gelen devam filmi, ilkinden iyi devam filmleri sınıfına aday olarak göze çarpıyor her şeyden önce. İlk filmde geçen olayların bire bir devamını yapsa şaşırmayacağımız ortada iken, serinin yaratıcısı, yönetmeni Andreas Prochaska doğru bir seçimle filmi daha da izlenir kılıyor. Nina’nın yeni bir hayata adım attığı gelecekte geçen ikinci film, Nina’nın aynı kaderi paylaştığı Mona’yı aramasıyla şekilleniyor.
Mona’nın peşinde hem hayaller, hem rüyalar hem de kayboluşlarla Nina’nın ulaştığı yolun sonu ise bir nevi “Texas Chainsaw Masaacre”vari bir aileye çıkıyor. Yine ağırlık Reiter’in omuzlarında ki oda hakkını veriyor. Filmin sorunlarından biri olan, ilk filmde neler olduğunun unutulmasına verilecek cevap ise kimin umurunda oluyor ki ilk filmi izlememiş olanlarda rahatlıkla izleyebilir…
Biraz klişe ama yine de karlar üzerinde çıkılan finalle, en azından ilk film çok bilindik klişelerle donanmış tatsız tuzsuz havasının üzerine çıkıyor, biraz olsun özgün olma derdiyle ikinci bir şansı hak ediyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s