Ekspres Kasa / 10 Items or Less

Posted: Temmuz 2, 2009 in 10 Items or Less, Brad Silberling, Ekspres Kasa, Kritik, Sinema, The City of Angels

Sinematik oral sex

1988’de “Alfred Hitchcock Presents” dizisi için bir bölüm çekerek yönetmenlik kariyerine başlayan, uzun süre TV dizilerinde çalışan, bu sayede birçok türde örnekler vermenin avantajını kullanan isimlerden biri olan Brad Silberling, “Express Kasa” ile hem küçük çaplı bir bağımsıza imza atıyor, hem de içerden Hollywood eleştirisi yapıyor kendince…
Uzun süre irili ufaklı birçok dizide görev aldıktan sonra, 1995’te “Casper”la ilk uzun metrajını çeken Silberling, ödüllerle karşılanan bu uyarlamadan 3 yıl sonra Wim Wenders başyapıtı “Berlin Üzerinde Gökyüzü”nün serbest uyarlaması olan “The City of Angels-Melekler Şehri” ile adını geniş kitlelere duyurmuş, ilk çıkışını gerçekleştirmişti. 4 yıl sonra bir ailenin çocuklarını kaybettikten sonra bu durumla nasıl başa çıktıklarını anlattığı “Moonlight Mile” ile bu başarısını pekiştirmişti. 2004’te yeniden bir çocuk uyarlamasına girişti. “Lemony Snicket’s A Series of Unfortunate Events” ile ilk adım atılsa da hala devamı gelmedi, ama Silberling üzerine düşeni yapmıştı. 2006’da ise gişe filmlerinden sıyrılıp, kendi yazdığı filmi yönetti… Başrole Morgan Freeman’ı oturtarak, küçük samimi bir film hazırlığındaki aktörün bir günü filmiyle karşımızda “Express Kasa”…
Bağımsız Film Festivallerini turladıktan sonra, pek fazla ülkede gösterime girmeyen, doğrudan dvd piyasasına transfer olan film, iki başrol oyuncusunun performansı ve samimiyeti ile ön plana çıkıyor daha çok. Bağımsız sinemanın sıkça tekrarladığı, iki kişinin bir günde gezip dolaşması temasını kullanıyor… Ama bu kez durum biraz daha farklı…
Adını bilmediğimiz, herkesin sen “O”sun dediği, uzun zamandır film çekmeyen bir aktör’ün küçük bir bağımsız filmde oynaması teklifi üzerine, rolüne hazırlanmak için Latin sokaklarında bir süpermarkete gitmesiyle başlıyor her şey. Markete gidiş sırasında set elemanının dinlediği sesli roman kasetindeki sesin sahibi olduğu iddiasına karşı çıkışıyla başlıyor her şey. Sistem üzerine geçen birkaç lafla sınırlı kalmayıp, oyunculuk üzerine de birkaç laf ediyor oyuncumuz. Oysa set elemanı ısrarlı, sesinden roman dinlemek keyifli…
Dönüşte alınmak sözüyle markete bırakılan oyuncu, süpermarkete girdiğinde, iki kasiyer fark ediyor. Biri kıçının üstünde otururken, diğeri 10 ürüne kadar yapılan alışverişler için görevli Express kasa elemanı Scarlett’i gözlemliyor. Daha ürünler sepette iken hesaplayan hızlı kasiyer ve oyuncu arasındaki iletişim de böylece kurulmuş oluyor…
Oyunculuğun doğasında olan gözlem ve insanları anlama, empati kurma yeteneği sayesinde ikili arasında diyaloglar başlıyor… Scarlett için önemli bir gün, Oyuncumuz ise gelmeyen set elemanı sayesinde kayıp halde. Ne hangi günde olduğunu biliyor, ne evinin telefonunu… Üstelik arayıp kendini aldırabileceği bir arkadaşı, tanıdığı da yok. Scarlett’in kasiyerlikten ofis elemanlığına geçmek için yapacağı görüşme de güne dahil olunca, ikili arasında itiraflar, konuşmalar hem eğlendirici oluyor hem de küçük ve hafif bir filmden beklenmeyecek ciddi sözlerde mesaj olarak aradan geçiyor…Los Angeles yolculuğu sırasında yaşanan tesadüfi karşılaşmalar, şaşırtıcı anlar ve hoşsohbet ikili arasındaki itiraflarla geçen film, kendini tiye alan star oyuncusu ile zaman akıp gidiyor. Silberling, büyük bütçeli filmlerden nefes alabilmek için yarattığı mütevazi karakter tahlilleri zorlanmadan seyirciye geçen, sevimli ve samimi bir öyküyle amacına ulaşmış da oluyor. Kendini ciddiye almayan ama, seçimler, insan ilişkileri ve sinema üzerine ucuzluk sepetindeki filmlerinin üzerindeki indirim etiketini sökmeye çalışan bir star ile yanlış seçimlerinin faturasını ödemekten sıkılıp yeni seçimler yapmak üzere olan sıradan bir kasiyer arasındaki hoşsohbet gün aynı doğallıkla seyirciye geçiyor. Hollywood sistemiyle dalga geçilmesi de sinefiller için ayrıca eğlence sebebi, oyuncuların aldığı keyifte gözlerinden okununca ortaya iyi bir seyirlik çıkıyor. Geriye kalansa, kalbinizdeki Express kasanızdan geçireceğiniz en sevdiğiniz 10 şeyden oluşan listeniz…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s