Nick and Norah’s Infinite Playlist / Nick ve Norah’nın Bitmeyen Şarkıları

Posted: Mart 31, 2009 in Kritik, Nick and Norah’s Infinite Playlist, Nick ve Norah’nın Bitmeyen Şarkıları, Peter Sollett, Sinema, İf, İf 2009

Tutabilecek bir el arayışı!

Filmlerin artık el kameraları ile yapılabilir hale gelmesi, gelişen teknoloji ile artık cep telefonları ile bile kısa film çekmenin mümkün olduğu dönemde, sinema da bundan payını alıp en yoğun zamanlarını yaşıyor. Gerekli olan iyi bir konu nihayetinde, artık kalanı yapmak kolay… Bundan en çok faydalanan da bağımsız sinemacılar hiç kuşkusuz. Bağımsız sinemacıların deneyim kazanmalarını sağlayan küçük kısa filmler de bu yolla, ustalıklarına uzanmalarını sağlıyor. Artık devrin iyi filmleri kısa filmlerle ufaktan ufaktan adını duyurup, ilk çıkışını arayan yönetmenlerden geliyor. Teknolojinin bu yeni olanakları sektörün iki kanadını besliyor. Sinema okuyan okullular da, alaylılar da daha fazla deneme ile kendi yollarını bulabiliyor. Doğal olarak da adını yeni duyduğunuz yönetmenlerin künyeleri de kısa filmlerle bezeli oluyor…
1976 doğumlu yönetmen Peter Sollett’de bu örneklerin sonuncusu. New York Üniversitesi’ne bağlı Tisch Sanat Okulu’nda sinema okuyan Solett, adını henüz ilk kısa filmiyle duyuranlardan. 29 dakikalık kısa filmi, Five Feet High and Rising ile 2000 yılında Cannes, Sundance, Aspen ve South by Southwest film festivallerinde çeşitli ödüller kazanan Solett, ilk uzun metrajını da iki yıl sonra çekerek hızlı başlangıcını sürdürmüştü. Bizde de Victor’un Uyanışı adıyla gösterilen “Raising Victor Vargas” ile başarılı bir ilk uzun metraj notu düşmüştü filmografisine. Üstelik gelen ödüllerde cabası… New Yok’ta geçen bu ergenlik öyküsü, Victor’un erkek gibi davranmakla erkek olmak arasındaki farklara odaklanan bu uyanış, dönemi itibariyle de ergenlik filmleri listesine yukarılardan eklenmişti…
Salett, ikinci uzun metrajında yine ergenlik dönemini işliyor. Ama bu kez daha masalsı, daha fantastik bir tad da… Bir kitap uyarlamasının peşinden çıkıyor yola. Filminin tonuna uygun şekilde biraz çizgi roman biraz grafiti soslu bir jenerikle açıyor filmini… Nick’i tanıtarak başlıyor. Tris’den ayrılmanın üzüntüsüyle eski ama hala sevilen sevgiliye ulaşma çabası adına el emeği göz nuru karışık cd’ler kaydedip ulaştıran Nick bir yanda, o cdlere hiç değer vermeyen direk çöpe atan Tris bir yanda… Cd’lerse çöpten çıkaran başka bir kulağa gidiyor. Her ergenin ayrılık sonrası yaşadığı, ben üzgünüm acaba da onun da dünyası yıkıldı mı soruları arasındaki ulaşma çabasının yanında fona eşlik eden bu cd’leri beğenen ise aynı okuldan Norah… Yaptığı mix cdleri beğendiğini dile getiren, bu cdler sayesinde de Nick’e karşı ilgi duymaya başlayan Norah…
Nick’in müzikle ilgisi cd doldurmakla da kalmıyor, kendisi dışında tüm elemanları gay olan bir rock grubunda çalıyor. Davulcusu olmayan grubun diğer elemanları da hayli eğlenceli karakterler. Her şeyi başlatan gece, grubun sahne alması ile başlıyor. Uykusuz geçecek gece, Nick ve Norah’ın uzun süre göz göze gelmesiyle başlıyor ki, her karakterin film boyunca kullanılacağı olay örgüsü de böylece örülüyor. Mekanda Tris’de mevcut elbette. Her şey Norah’ın Tris’le diyaloğundan sonra Nick’e beş dakikalığına sevgilimmiş gibi görün teklifiyle değişiyor. Araya giren eski sevgilinin kıskançlığı elbette.
Filmin en hoş yanı da böylece başlıyor… Perde de görünen her karakter hakkında bir şeyler söylenecek uzunlukta kalıyor sahne de, her karakter işleniyor filme… Sarhoş Caroline ve ağızdan ağza dolaşan sakızı başta olmak üzere, grubun adından memnun olmayan sürekli isim düşünen gay müzisyenler, Norah’ın çıkar ilişkisine dayalı sevgilisi, Tris’in yanında süs köpeği gibi gezdirdiği sevgili adayı Gary öykünün dizginlerini sürekli olarak ele alıp, sahnelere anlam katıyorlar… Elbette filmin en önemli karakterlerinden biri de hiç gösterilmeme tercihiyle doğru seçim gibi duran, sürpriz sahne şovuna çıkacak olan grup “Fluffy”… Grubun gizli şovlarını yakalamak, izlemek de çok önemli olarak gösteriliyor ki, son replikte de geçen Fluffy’yi yakalamak ilk amaçlardan biri.
Ergen filmi olunca, bir New York gecesini baz alınca ve bolca karakteri ele alınca korkulan filmin fazla geveze olabileceği ihtimali oluyor hiç kuşkusuz… Ama Nick’in düş sahnesi dışında gereksiz yada tempo düşüren bir sahne bulmak mümkün değil, replikler de olması gerektiği gibi sahnelere anlam kazandıran şekilde… Herkesin cinsellik başta olmak üzere her şey bir yana “tutulacak bir el aradığının” vurgusunun yapılması başta olmak üzere hayli etkili diyaloglar bulmak mümkün. Örneğin filme dair notlara da eklenen Nick’in gece ile ilgili sözü… “Pantalonumu hiç yıkamam. Geceyi üstümde taşımayı seviyorum.” Tüm bu repliklerine rağmen haddini de biliyor Nick ve Norah’ın bitmeyen şarkısı…
“- Çıkar ilişkisi miydi?
– Sanırım.
– Peki hangi açılardan?
– Bunu ben de çok düşündüm. Bilemiyorum. Bilmiyorum. O hep yanımdaydı ve uzun süre görmezden gelindikten sonra böyle birinin sana özel olduğunu hissettirmesi hoş bir duygu.
İki insanı, ilişkileri yürümediği hâlde, bu kadar uzun süre bir arada tutan şey nedir?
– Anne ve babamı arayıp sorabilirim istersen.

Nick ve Norah gece boyunca araya giren eski sevgililerden ve sarhoş bir arkadaşa yapılan bakıcılıktan sonra, müzik konusunda ruh ikizi olduklarını fark edip Norah’ın götürdüğü mekanda filmde kendi zirvesine çıkmış oluyor. Mekana dair tüm ruhun müzikle ilişkisi de hoş. İyi bir müzik dinleyicisi için bonus olan bu mekanda Nick ve Norah ilk şarkılarını da kaydetmiş oluyorlar ki, sahne birçok açıdan çok iyi…
“Uykuya dalma şeklin / zıplamadan önceki hâlin /garip yanılsamalarsa tutmaktaki mecalin / bilmesen de budur benim fark ettiklerim.” dörtlükleriyle bezeli aşkın meşkin, kıskanmanın, eski sevgililerin arasında tüm parçalarda bir diyalogla birleşiveriyor…
– Denir ki; dünya birçok parçaya bölünmüştür ve bu parçaları birleştirip dünyayı onarmak da her insanın sorumluluğundadır.
– Belki de o parçalar bizizdir. Belki parçaları bulmamız gerekmiyordur. Parçalar bizzat bizizdir.

Bir gecede, fantastik bir masalda Nick ve Norah’ın tutulabilecek bir el arayışında, ergenliğe dair saflığı, sıcacık bir anlatım ve iç ısıtan müzikleriyle uykusuz bir geceye eşlik etmek için seyircisini memnun etmeyi bekliyor…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s