The Mentalist

Posted: Şubat 3, 2009 in Bruno Heller, CSI, Dizi, Kritik, New Amsterdam, Rome, Rubin Tunney, Simon Baker, The Mentalist

Ayrıntılarda saklanan gerçekler!
Mentalist: Zihinsel zekâsını kullanıp, hipnoz ve telkin uygulayan kimse. Düşünce ve davranışları yönlendirme uzmanı.
Amerikan dizilerinin zaman içindeki yolculuğuna bakıldığında, tek bir konu ve olay örgüsü üzerinde yoğunlaştığı net bir şekilde görülüyor. Köklerini aldığı ilk dönem sonrası gelen örneklerle tükenen, tek konuyu ve karakteri ele alan dizilerin artık devrini tamamladığı, özellikle Lost sonrası, daha karmaşık, sürekli takip gerektiren hatta önceki bölümlere referans veren diziler iyice ağırlık kazandı.
Ana karakterin her bölümde benzer şeyler yaptığı, kısa sürede kendi klişesini yaratan dizileri bekleyen genelde, sezon sonunu görmeden apar topar yayından kalkmak oluyor artık. En çok izlenen dizilere bakıldığında da seyircinin tercihi sıklıkla polisiye… Özellikle CSI serisinin başlangıcıyla birlikte, ayrıntıda saklanan gerçeklerin ışığında gelen çözümler her daim ilgi çekiyor. Elbette bu ilgi örneklerin çoğalmasını da sağladı. Kırılan kabuk çok geçmeden yeni bir kabuk üretti. Ana karakterin ne kadar renkli ve özgünse o kadar kalıcı olursun kuralı böylece doğmuş oldu. Geçen yılın ilk anda merak uyandıran dizisi “New Amsterdam” çok fazla inandırıcı bulunmamış, bir final dahi yapamadan yayından kaldırılmıştı. Yine benzer birçok diziyle bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
The Mentalist, daha ilk bölümünden itibaren karakterin sevilmesini sağlayacak şekilde tasarlanan flashbacklerle başlıyor. Tüm bu flashbacklerde görünen de net bir şey var. Patrick Jane, zamanında Tv şovlarında medyumluk yapmış bir adam. Stüdyoda bulunan konuklarla ilgili sözde hissettiği şeyleri paylaşıyor. Birkaç genel soru ile o kişinin yanında bulunduğunu söylediği ölmüş kişinin ruhu ile hesaplaşmasına aracılık ediyor. Ama bu durumun gerçek olmadığını daha ilk başta söyleyecek kadar da dürüst.
Tüm olayda Jane’in bu özelliğinden kaynaklanıyor. “Red John” adı verilen bir seri katilin yakalanması için polise yardım eden Jane, bu yardımın karşlığında Red John’dan tepki görüyor. Güçlü bir karakter olarak çizilen Red John bir şarlatanın kendisiyle uğraşmasından duyduğu nefreti Jane’in ailesini katlederek gösteriyor. İş dönüşü evine gelen Jane, kapıdaki notu gördüğünde dizinin ana olay örgüsü de çizilmiş oluyor. “Eğer dediğin gibi bir medyumsan, bu kapının arkasındakileri görmek için kapıyı açmana gerek yok” notu ile ezeli rekabet de başlamış oluyor. Red John cinayetleri sonrası kurbanlarının kanı ile ilk anda fark edilecek biçimde, duvara gülen surat resmederek imzasını atıyor.
Günümüzde geçen olaylarsa 4 kişilik bir cinayet masası ekibinin Jane ile paslaşarak olayları çözmesi üzerine kurulu. Genelde olaylar Jane’in ekibi oyalayıp, gözlem gücü ile her şeyi sonuçlanıyor. Jane’in kimi zaman hipnozla, kimi zaman keskin zeka oyunlarıyla her şeyi çözmesi keyif verirken, diziden Red john’un gölgesi de hiç düşmüyor. Jane’in geçmişine dair geri dönüşler de cabası. Özellikle kendisi gibi ölülerle bağlantı kurduğunu söyleyen bir kadınla karşılaştığı bölümü izlemek ayrı bir keyif…
Yine de her şey Patrick Jane üzerine kurulmuş olsa bile, dizi çok geçmeden temposunu Red John’un peşindeki kovalamacalarla arttırıyor. Özellikle de yazı yazıldığı sırada oynamış olan son bölümde Red John hakkında bilgi verebilecek bir kişinin ortaya çıkması, bu sebeple de neredeyse burun buruna gelmeleri dizinin zirve noktası şu anda…
Mentalist’in yaratıcı kadrosunun başında Rome dizisinden hatırlanabilecek Bruno Heller bulunuyor. Heller’ın kurduğu ana öyküyü uygulamaya geçiren oyuncu kadrosu da hayli ilgi çekici. Özellikle “Guardian” dizisiyle hatırlanan sempatik oyuncu Simon Baker, dizi oyunculuğu konusundaki deneyimini “Patrick Jane” karakterine çok iyi yedirip, ete kemiğe büründürüyor. Jane’in birlikte çalıştığı kadronun başındaki isim de hayli tanıdık, özellikle Prison Break’teki Veronica olarak hatırlanan Robin Tunney, Baker’la iyi bir ikili oluşturuyor.
Farklı bir dedektiflik dizisi arayanların, cinayetlerin çözümü sırasındaki oyunlardan etkilenen izleyici tarafından ilgiyle karşılanan Mentalist, hala keşfetmemiş izleyicisini zeka oyunlarına katılmaya davet ediyor.
Ailesinin katledilmesinin öcünü arayan, Red John’u bulduğunda ne yapacağını sorgulayan Patrick Jane, ne olursa olsun şimdilik eve gittiğinde gülen surat resminin altında uyumuya devam ediyor…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s