Knight Rider / Kara Şimşek

Posted: Aralık 2, 2008 in David Hasselhof, Dizi, Knight Rider, Kritik, Michael Knight, To be contunied
Bir adam farklılıklar yaratabilir….
1980’lerin sonuydu… Tek televizyonlu dönem! Ve dizilerde bu kadar karmaşık değildi. Bir kötüler vardı birde iyiler. Herşeyin yeni yeni renklendiği ama hala siyah ve beyaz olduğu dönemler…

Kıvırcık saçlı bir alman, siyah bir Trans AM araba tüm kötüleri yeniyordu. Elimizde henüz pacman’i olan biz çocuklar için muhteşem birşeydi bu. Cumartesileri iple çekerdik. “Dıttırı dıııt dıttırı dııt” diyerek tekrarladığımız müziği ile efsaneydi. Müziğini kaydetme imkanı nerdeee… Çocuk dünyası için güzel olan kimsenin ölmemesiydi. Kötüler altedilir ama öldürülmezdi. Görev sonlarında Michael Knight, sürücü koltuğunda uyur, kitt yola devam ederdi. Göreve bir tırdan inen kitt’le Michael’in tatlı sataşmaları, soldan sağa yürüyen o kırmızı ışık… Dönemin efsane dizilerinden biri olmasına yetmişti. Hele saatiyle bağlantı kurması yok mu…

Okul çıkışı saatimize konuşur “kitt beni kapıdan al” der gülüşürdük… Murat 124’lerde bile o kırmızı ışıktan taktıranlar vardı. Zaten dönemin en fiyakalı arabalarına vardı o ışıktan… Bir kitt’e bakardık, birde kendi arabamıza… O kara şimşek, bu kara eşek der gülerdik…

26 Eylül 1982’de başlayan dizi o kadar anıya rağmen sadece 4 sezon sürdü. 4 Nisan 1986’da 90. Bölümü ile ekranlara veda etti.

Glenn A. Larson tarafından yaratılan dizi, Michael Knight rolünü üstlenen David Hasselhof’u dünya yıldızları arasına katmıştı. Ne varki yaratılan ekipten hiç kimse bu “Knight Rider”ı aşabilen işler çıkartamadı. Sadece Hasselhof, Sahil Güvenlik dizisi ile poüler dünyada biraz daha gezindi, şarkıcılığa soyundu ama Michael Knight’ın gölgesinden kurtulamadı.

Bu kadar övsek bile, dizi Tv dünyasının Oscar’ı sayılan Emmy ödülünü hiç alamadı. Üstelik sadece ses efektleri adaylığı ile yetindi.

Yıl 2008… Ve son bölümün yayınlanmasından 22 sene sonra Knight Rider yeniden aramızda. Dönemin orta yaş üstü gençlerini sevince boğan haberlerden sonra ilk bölüm 17 Şubat’ta yayınlandı. Hala dizi olması kesinleşmiş değildi. Reytinglere göre diziye devam edilip edilmemesine karar verilecekti. Eldeki pilot bölümde farklı olarak, adet olduğu üzere 45 dakika değil 2 saatlik film olarak hazırlandı. İlk izlenimlerin olumlu olması da şovun devam edeceğinin göstergesi gibi idi. Ve beklenen oldu dizi şu anda ilk sezonunun 11 bölümü konusunda kesinlik kazanmış durumda yayınına devam ediyor. Yayıncı kanal NBC, dizinin 9 bölümü için sipariş verdiklerini belirterek, sezonu tamamlayacağını açıkladı. Pilot bölümün yarattığı heyecanla birlikte kazanılan başarı, şimdilik ilk sezonu garantilemiş durumda.

Pilot bölüm, Kitt’in yaratıcısının kaçırılma girişimi ile hızlı bir şekilde başlıyor. İlk dakikalarda daha yoğun olan eğlence, yeni Kitt’in görünmesi ile birlikte yerini heyecana ve aksiyona bırakıyor. Çekirdek kadro ilerleyen dakikalarda tamamlanmış oluyor.

Önce künyeye bakmakta fayda var.

Senarist David Andron, Jeff Goldblum’un başrolünü oynadığı enteresan dizi Raines’in senarist kadrosunda sadece bir bölümde yer alan ve rüştünü henüz ispatlamamış bir isim.

Yönetmen Steve Shill ise, Tv dizileri konusunda tecrübeli ve başarılı bir isim. 1995’ten bu yana Shill’in yönettiği dizilerin arasında Dexter, Rome, Tudors, Er mevcut.

Yeni şöförümüz Justin Bruening bizde pek bilinen bir isim olmasa da, Ameikan soap operası “All my children”de 160 bölüm oynamış, dizideki rolüyle 2005’te ödül almış ve yeni “Michael Knight” olmasına itiraz etmediğimiz bir oyuncu. “Mike Traceur” adı ile tanıdığımız yeni şöför, pek de sürpriz olmayan hatta klişe duran bir şekilde Michael Knight’ın da oğlu.

Sarah rolündeki Deanne Russo’da, dizi ve tv filmleriyle çıkış arayan oyunculardan. Kadrodaki tüm isimler içinde en tanıdık yüze sahip oyuncu hiç süphesiz yılların oyuncusu Bruce Davison. Kendisini en son “Breach-İhanet” filminde izlemiştik. Kitt’e ses veren isimse hepsinden büyük bir yıldız Val Kilmer. Ayrıca David Hasselhoff’da son dakikalarda görünerek nostalji keyfini ikiye katlıyor. Aynı zamanda dizinin ana mesajı olan bir adamın yaratacağı farklılıklar üzerine nasihatta bulunuyor.

Bunca sözden sonra gelelim diziye. Kitt bu kez mustang… Ve dönemin teknolojileriyle donatılmış olarak da daha havalı bir mustang. Kurşun geçirmez nano teknolojisi ile donatılmış, wireless ağı ve gprs sayesinde artık her şeye ulaşabilen bir teknoloji canavarı konumunda. Artık yapabileceği şeyler neredeyse sınırsız ve daha inandırıcı. Saatin yerini kulaklık almış ama o kırmızı ışık hala yerli yerinde. Neredeyse bir bukelamun gibi renk değiştiriyor daha komplike bir bilgisayara ve veritabanına sahip. Dönemin teknolojisi sayesinde daha inandırıcı durduğunu bir kez daha eklemekte fayda var.
Genel olarak oldukça başarılı bir pilot bölüm olduğunu söylemek mümkün. Dizinin genel çatısı başarı ile tekrarlanmış. 2 saatlik süresine rağmen sıkmıyor ama özellikle Sarah ve Mike arasındaki ilişki çok çabuk açığa çıkıp klişeleşiyor. Tüm o aksiyon arasında aksayan tek kısımda bu zaten.Ve finalde merak edilenler gerçekleşiyor. Charles Graiman, bölümü tekrar açıyor… Her bölümde gördüğümüz araba ayarlarından sonra Kitt yola iniyor… Ama arkasından gelen görüntü heyecanı ikiye katlıyor… Kitt tırdan çoktan inmiş… Artık uçaktan iniyor ve yeni görevine sürüyor…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s